31 Mart 2014 Pazartesi

.. DENGELEMEYE ÇALIŞTIKÇA TERAZİNİN KEFESİNİ; HEP EKSİK TARTTI !..



Bazen, yağmur damlalarının cama değip düşmesini izlemek gibi hayat .. Kıyısından, köşesinden tutmaya çalışmadan; çaba sarfetmeden sırf olması gereken görevleri yerine getirmenin iç güdüsel baskısı belki .. Bir yanından tutup; yakalamaya çalışmamak ..




Ne kadar çok konuşması gerekiyorsa; o kadar çok susar bazı insanlar .. Dinlemek kisvesi yapışır ya bir kere üstüne .. Konuşmaya cesaret toplamaya çalışır oysa, kendini hazırlar bir nokta gelir dökülür dudaklarından cümleler .. Sonra ne olursa olur ve neden kendini susmalara mahkum ettiğini anlar .. Konuşmaya cesaret ettiğinin anlamsız söylemleri karşısında kulaklarının derinliklerinde başlayan söz grupları beyne ulaşmadan kalbine değer geçer ince bir sızı olarak .. Anlamsız görünse de bir sessizlik çöker üstüne ve yine dinlemelere verir kendini ..




Ben hiç kendini ifade edebilen biri olamadım maalesef .. Baksan, saysan elle tutulur bir başarımda yoktur hayatta .. En büyük derdimin kendimle olduğunu keşfedeli beri de maalesef içinden çıkamıyorum düşüncelerimin .. Her an bir savaş hali hakim iç alemimde .. Susmak bazılarına göre kolay gibi görünse de en zorlandığım şey aslında .. Bazen zorunluluktan, kimi zama. Kırmak istemeyişimden, ara sıra tartışmaya girmeyi istemediğimden vs vss .. Kimilerine göre uzun sayılabilecek kimilerine göre de hadi canım sen de uzun süre dediğin bu mu denilecek zamandan beri içimde toplayıp, biriktirip, harmanlayıp, olayları sonuca ulaştırmadan kendimi alaşağı ediyorum ..




- di'li geçmiş zamanı yakıştıramadım ben nedense dilime hiç .. Sandım ki; hep eğreti duruyor cümlelerimin arasında .. Gidenleri de geçmişe gömemedim .. Çünkü yeri geldiğinde en sağlam görünenlerden daha çok rehberlik etmişler sanki bana .. Öğrendiğimi kâr sayıp, kazandıklarımla uğramak istemişim sanki bir durak sonraya hep .. Sonra bir gün gelmiş; - di'li geçmiş zamana da alışmış herşeye alışan bünyem .. Mide bulandırdığı zamanlar yaşamışım ama bugünün dünü vardı en nihayetinde ve gün doğunca son buldu dün .. Geçmişimi de gün doğmadan önceki zamanlara teslim ettim yeni günler armağan ettim hayatıma .. Bundan dolayıdır artık bugünlerde dibe batmak istemem, yüzeye daha sağlam çıkabileyim diye ..




Unutkanlık hastalığı var mı bilmiyorum .. Varsa tedavisi var mı en ufak bir bilgim yok .. Klasik unutmalardan bahsetmiyorum .. Unutmak ayrı şey unutmak istemem ayrı .. Unutmak istediklerimi bir şekilde örtbas etmeyi başardım da; hatırlamak istediğim unuttuklarım var yarına bağ kurabilmek için .. Hafızanın bir yanı sanki hep kötü anları hapsediyor ve tel örgüler çeviriyor etrafına dışarı çıkması mümkün olmasın diye ve orada yaşananlar hep taze kalıyor .. Bir yanına da öyle bonkör davranıyor ki; silip alıyor sanki tüm güzel zamanları .. Hapsedilen yerde sanki fazlaca yoğunluk var ve artık fazlalık geliyor atıyor hafızamın bir yerinden kendini ve tabiri caizse kurtarıyor kendini ..





Şu sıralar tek bir sahne getirmeye çalışıyorum gözümün önüne ve hafızamın iyi işleyen yanı yine çok cömert davranıyor sağolsun .. Zihnimde belirsin istediğim görüntünün sebebi; insan bir yerinden hayatına değmiş birini sadece tek sahneyle hatırlar düşüncesi .. Daha açık manasıyla; aslında bir çok görüntü gelir gözünün önüne ama ilk görüntü vardır ki; unutulmaz ve hep akılda kalır .. Hafıza ne kadar silmeye çalışırsa çalışsın silinmez ve ne acıdır ki; hep o cömert tarafından denk gelir görüntüler gözümüzün önüne .. Yine sabaha vuran saatler ve ben niyeyse getiremiyorum o görüntüyü .. Sanki o kısım flu ve ben seçemiyorum ..





Kendimden başkalarını düşündüğüm oldu bunca zaman hayatım ve ben hiç dönüp bakmadım aynaya baktığımda gördüğüm yüze .. Değer vermedim ona .. Sandım ki; değerini bilenler çıkar ama gördüm ki; hep gördüğünü iddia edenlerden ağır geldi bir yana üzüntüler .. Dengelemeye çalıştıkça terazinin kefesini; hep eksik tarttı .. Ne koysam alırdı ne dolardı ..




Anlamsızlıklar ortasında bölünmüşlük halleri yine yeniden .. Kalemin mürekkebi bitmeden yeni cümleler söylemek istiyordum ve söyleyeceğim cümleler tükenmesin diye kullanmadım mürekkepli kalemler .. En güzel cümleleri kurmak istedim oysa ama yine beceremedim .. Ince bir sitem sığdırdım gene cümlelerinin tam orta yerine .. Dayayıp alınlara, tetiği çekmeye kaldı iş .. Bir cesaret, kayda geçip, Arda kalsın en ağırından olmasa da yine de iş görecek cümleler sana:



Bir defa vuruldum ölmedim ya .. Aynı yerden defalarca vurulsam da ölmem artık .. Ben giderim, sen ardım sıra helâllik verirsin karşılığını almaksızın ..



GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
31Mart'14 .. 06:30..




8 Mart 2014 Cumartesi

.. MASUM DÜŞLERİMİ KAN KAYBINDAN KAYBETTİĞİMDEN BERİ !..





Masum düşlerimi kan kaybından kaybettiğimden beri,
Biçare dolanır gönlüm !..
Kör karanlıklara hapsettiğim bedenimle,
Herşeye rağmen yine de var'ız naraları atmaya çalışarak,
Bir yalan sevdanın peşinden koşuyorum pürmelal ..
Geri dönülse de biteceğini bile bile,
Yine kırık dökük ortalıklarda kalacağını göre göre !..



Şimdi gönlüm virâne,dağ başı yalnızlıklarında !..
Haykırsam sesim duyulmaz,
Feryat-ı figanım kâr kalır yanıma ..
Sus deli gönlüm sus!..
O seni yalnızlığına terk-i diyar ederken,bırakırken kötülüklerin ortasına,
Dönüp neden bakarsın yaşanmışlıkların izlerine,
Neden kanatırsın yaralarını?..
Kabuk bağlamasına izin vermeyip,kanatmasına müsade edersin !..



Gecenin bir yarısı,uykularını bölen sese kulak ver !..
Ne diyor sana bak !..
Maskeni takıp,yalanların ortasında gülümsemeleri görev edineli uzun zaman oldu !..
Hem ne ilk'sin ne de son olacaksın,
Senden öncekilerde,senin gibi yarı yolda kaldı,
Senden sonrakilerin sonu da tıpkı senin gibi olacak !..
Hadi kalk toparlan !..
Ne diye dönersin gerilere?..
Neden harap edersin güzel gönlünü?.. 



Dön bir bak etrafına?..
Hangi kitapta yazar,hangi sese değer,
Sevginin,özlemin anadili ki sen okuyasın?..
Okyanusta boğulmaz insan da,gider bir kaşık suda boğulur !..
Hem ne demiş şair?..
"Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. 
Acılara tutunarak yaşamayı
Öğreneli çok oldu.
Hem ne olmuş yani,
Yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.
Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki...."
Sen mutluluğu hiçbir zaman haketmeyene bağlamadın ki?..
Bırak düşlerini süsleyen hayırsız'ı bir kenara !..
Kaldığın yerden devam et !..
Gönlünü süsleyen bahar esintisine bırak kendini !..
Yalan sevdalardan arınıp,
Gönlüne bahar getiren sevdalara koş !..




GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
26Eylül'12 .. 01:36 ..


7 Mart 2014 Cuma

.. BİR RESİM BELİRİYOR ZİHNİMDE !..



Bir resim beliriyor zihnimde ..
Ah diyebiliyorum ..
Cümlelerim takılıp kalıyor boğazımda ..
İntihara meyledenler bir yanda tetiğe basmak için ..
Kimisi de çıkmış darağacına sonunu bekliyor ..
Her tarafı katlime ferman ..
Tahta,asma köprünün hemen önünde basit bir resim işte ..
Neden insanı bu kadar yaralar diyorum kendi kendime ..
Anılar indiriyor ilk darbeyi ..
Katilin olay mahalline geri dönmesi gibi halim ..
Beyana dökülecek kelimelerin olmaması da zihnimin oyunu sanki ..



Şimdi cinayet mahallinden de kilometrelerce uzağım oysa ..
Kendimi katlettiğim yere dönüp gitmekse,
Ruhuma edilmiş eziyet ..
Yaşananların ağırlığı,bedenimin zayıflığıyla bir o kadar tezat .. Dönüp gidiyorum olduğum yerden ..
Ardımda yaşanan onlarca acıyı,hayal kırıklığını bırakıp .. Geçmişimin,geleceğim e sirayetini engellemek için belki de ..
An geliyor ..
Geçmişimle geleceğim arasındaki o köprü de takılıp kalıyorum .. Neden'leri,niçin'ler i sorgulamıyorum artık ..
Olsun varsın diyorum ..
Hem uzun süren mutluluktan hayır mı gelir?..
Azla yetinmeyi bilirim ben ..



En büyük meziyetim oysa ki,acılara gülmek ..
Can yangınlarımı kahkahalarla süslemek ..
Yaşananları örtbas edip,
Kaçışlarımın kendi içim olması ise ayrı bir başarı .. Yağmur tanelerinin şehrimi temizlemesi gibi,
Gözyaşlarımla ruhumu temizliyorum şimdilerde ..
Halimi soranlara da iyiyim diye yalanlar söylüyorum ..



Yağmura teslim şehrimin,
Kara gecelerinin kuytularından yazıyorum satrlarımı ..
Zihnimin oynadığı oyunlardan kurtulmak için sarfettiğim çabanın koynundayım .. 
Ve şimdi ben,
Sağanak sağanak düşüyorum gözlerimden ..
Çığlık çığlık susmalarımı giyiyorum üstüme ..
Soranlara da,
Kendimce bir cevabım olsun istiyorum ..
Acım'a sağlık,acı'm sağolsun !..



GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
23Aralık'12 .. 02:21 .
.




.. BEN HEP SENİN KÜÇÜK KIZIN DEĞİL MİYDİM ANNEM !.. // YÜREĞİM ACIYOR !..





Ben hep senin küçük kızın değil miydim annem ?!..
Ben senin nazlı,kıyamadığın kızındım annem .. Senin kıyamadığın kızına neler ediyorlar .. Neler yapıyorlar ..
Yüreğim acıyor annem !.. Ağır geliyor yaşadıklarım,yaşattıkları,çektirdikleri .. Kendime ağır geliyorum annem şu günlerde ..
Ne olursa olsun,yanındayım diyenlerin kalbime sapladıkları hançerlerin izini taşıyorum ilmek ilmek .. Nazlı kızını emanet ettiklerin var ya,sustukça bir yara daha açıyorlar içerimde .. Sabr'ediyorum,geçecek diyorum dedikçe,katlanıyor dertler .. Bağırsam,çağırsam,haykırsam duyar mısın annem ?!..



Haberin var mı,hissediyor musun can yangılarımı ?!.. Herbirini öbürünün üstüne ekleyip,kendimde biriktiriyorum .. Sabr'i ilikledim gönlüme,yaşananlara direnmenin başka çaresi yok .. Savaş meydanlarına döndü yaşadığım yerler,duyuran olmuyor mu sana ?!.. Söylemiyorlarmı ?.. Minik Kardelen'ini güneşe çıkarıyorlar .. Gitgide ölüme hazırlıyorlar,olmadık yerlere emanet ediyorlar annem ..

Geçecek diyorum,bitecek,dinecek sancılarım .. Can'ımı almaya çalışanlara,can'larımı siper edemiyorum .. Cepheye kendi bedenimi feda etmişim,kurşun işlemez sanıyorlar;oysa ki delik değişiğim farkına varmıyorlar ..


Geceler dostum oldu .. Kötülüklerden kaçar oldum .. Gün yüzü görmek bir tarafa,karanlıklara gömülmek istiyorum .. Kaybetmişliklerimi toplasam,bir kazan etmiyor .. Kaybettikçe kaybetmeye devam ediyorum .. Kör karanlıklar üstümü ortsün diyorum annem,güneşe çıkarmasınlar ..


Sen kapısı'nda doyamadığım gençliğimi,el kapısında heba ettiler .. Direndim,yenilmemeye çalıştım .. Pes etmedim .. Güldürmedim düşmanımı .. Sevindirmedim,kapı eşiğinde duranları .. Utanmadım,utandırmadım .. Kolum kırıldı,yen'i içinde kaldı da,kimselere birşey diyemedim annem ..



Şimdi bir mucize olsa,duysan feryat'larımı .. Hercai gecelerin ortasından sana sesleniyorum .. Yolları görür mü gözün ?!.. Koşup gelir misin nazlı,kıyamadığın kızına .. Tutup kaldırır mısın düştüğü yerden ..

Annem .. Sen karanlıklarda kaybolmuşken,evladına ışık olabilirmisin ?!..



Yüreğim acıyor desem,ağırlıkların altında eziliyorum,çek al beni bu girdaplardan,başedemiyorum,yeniliyorum,pes ediyorum desem .. Haykırsam,feryat-figan etsem sana .. Uzatır mısın ellerini ..

Velhasıl,sen gene duymazsın sessiz çığlıklarımı .. Ama biricik kızını gün gün öldürüyorlar bee annem !..



GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
21Kasım'12 .. 02:45 ..