Gözlerindeki hüznü gördüm .. Bir cehenneme çevirdi içimdeki mahşer kalabalığını .. İsimler duydum dilinden yabancı olduğum, hikayesini bildiğim .. Gerek de yoktu sureti görmeye, acını acıma tanışıklıktan bildim .. İçimde bir yerler yıkıldı .. Kan revan oldu üstüme sıçradı çamuru .. Gördüm, ordaydım, şahit tutmadığın her bir olay için geçmişte yaşadığın yerlerden geliyorum .. Tanıyorum o failleri, bir camın ardından gösterdiler bana da resmi kayıtlara geçsin diye düşüremedim bile dile .. Celladına aşık gözler gördüm .. İhanetin koynunda yardım ve yataklıktan müebbete çevrilmiş hayatının kıyısından, köşesinden geçtim .. Dolandım olduğun yerlerde, aynı şehirlerde sokakları adımlamadım ama aynı yağmur altında ıslandım, aynı gökyüzü altında .. Korunaksız kaldığımda, siper ettim gövdemi hain damlalara ..
Gördüm ben de ordaydım .. İhaneti ayıp saymayanların pişkinliği karşısında benim yüzüm kızardı .. Başka tenlerde teselli olmak başkaydı, ruhu orada teslim etmek de .. Film şeridinin bir yerinden yakaladım .. Anlat desem bilirim anlatırdın, gözlerinden okudum .. Alnının ortasına yerleşmiş çatallaşmış yerlerine yerleştirdim resimleri .. Vurmak istedim en can alıcı yerinden yapamadım .. Duydum o sesleri benim de kulağım sağır oldu .. İçimde bastıramadığım seslerin kurbanı oldum .. Bilmediğim dilde şarkılar yerleştirdim, yine silemedim efkarı .. Ruhu bedenden ayırıp, teslim etmeye bir adım daha varamadım dediğin yerde ardınsıra geliyordum .. Yapamadım, ellerimle uzanma mesafesinde, çekip alırım umuduyla izlediğim yerden burdayım diye çıkamadım .. Canın yanmasın diye sarılamadım .. Dinsin acıların diye öpemedim yaralarından .. Ama bildim acıyan yerlerini, ordaydım ..
Asılı kaldım gördüğüm sahnelerin ucunda .. Senaryosunda yanlış yazılan yerleri atlamadan oynadığın yerde maskeni çıkar diye gelemedim .. İzledim .. Gördüm gözündeki acıyı, ne kadar iyi oyuncu gördülerse; hayır, öyle diye çıkıp bağıramadım .. Islanan yastığının başucunda olamadığım için bağışla .. Şefkatli bir el aradığında başına değmeyen elim, ağlayacağında hazır bekletemediğim omzum için de af buyur .. Gülüşüne oturması gereken kelebeklerin sebebi olamamak da benim ayıbım olsun !.. Biliyorsun ordaydım, tek başına oturduğun masada ellerinle yüzünü kapatıp, sorgulardayken, karşında oturuyordum .. Çaresizliğin bile yakıştığı olur mu ?.. Olurmuş .. Yüzünde gördüm, gözlerinden okudum .. Sessizce koltukta uyuyakaldığın, gecenin bilmem kaçıncı deminde kalkıp, yatağın hiç alışık olmadığın yanında kıvrılıp yatarken de ordaydım .. Uyanma diye nefesimi bile tutarak örttüm üzerini .. Uzun uykular uyuyamadığını bildiğimden, uykun hafif diye de ses etmeden çıktım .. Güzel rüyalar bırakmak isterdim, onu bile olduramadım ..
Biliyordun karşına çıkacağımı .. Aynı yerlerde gezdik hep bir adım önünde, bir adım arkandaydım .. Duyduklarına şaşırmaman ondan .. Biliyordun, biliyordum .. Ordaydım, sen anlatırken duyduklarıma masumca gülümsemem ondan .. Buğulu baktığı kadar gözlerinin silmek isterdim oysa yaşadıklarını biliyorsun .. Gücüm yetmez, yetemez elbet ama en azından saffım belli olsun .. Peşi sıra söylediğin cümlelerde çoğu zaman mana aramamam da o yüzden .. Kendinden geçercesine olduğun anlar da ben burdayım dememe gerek kalmadan bir yerlerde, bir şekilde yanında olduğumu da biliyorsun bittabi .. Ne yana koyacağını bilemediğin eyvallah'a sığdırdığın şeyleri de gördüm .. Bir satr iliştirmek için bin âh biriktirdiğim kadar acın .. Değdi gözüm, içime işledi, bir bakışla yerleştirdiğin hüzün gözlerimi kapadığımda koca bir hayat oldu ..
Saklandığım kadar, kaçtığım sığınaklarda yakalandım .. Zordu oldu .. Olmazdı geldi .. Bitmezdi belki yetti .. Söylenmezdi döküldü .. İtiraf edilmezdi sır kaldı .. Gayriresmi yalanlarımdan sıyrılıp, mektuplara döktüğüm bir ömrü'n girizgâhından bir yerlerden sesleniyorum sana .. Gece bilmem kaç olmuş, hatr'ımdan gitmeyen şeyler var .. Zamanlı zamansız uykulardan birine yakalanırım birazdan, sen de uyudun farzediyorum .. Oysa başka hikayeler saracaktı geceyi .. Resmi itirafım olacaktı kendime bile itiraf edemediklerim .. Saklandım, kayboldum yine kör karanlıklarda .. Sesler bölüyor geceyi, bir Şahrud hikayesine tutunuyorum, öpüyorsam ayrılığı gözünden, söküyorsam yüreğimi göğsümden, geçiyorsam gözlerinin içinden, sana olan sevdamdandır bilesin diyor .. Bir ayrılığı gözden öpmek nasıl birşey aklım onu da almıyor .. Yine bir sahtekar şairin kaleminden süzülen sözlerde teselli arıyorum .. Tesellisi de yok ya ..
Nasıl bir ayrılığa tutunduysa ruhun, ruhuna bürünüp ruhum bedenim, peşpeşe intihar sebebi sanki .. En yanık seslerden cehennem yangınlarına tanık oluyorum .. Çiçekli resimler kadar, çiçekli hayatlar serilsin ayakların altına isterdim sen kadar ben de .. Güneşli havaların tenini yaktığı, kavurduğu kadar tenine batmasın birşeyler .. Gördüm ya ordan biliyorum dedim ya yalan !.. Gördüğüm, bilmek istediğim kadardı .. Geri kalan kısmın altında kalırdım, korktum .. Yine güldüm, eğlendim, gezdim, muhabbetlere ortak oldum, hayatıma devam ettim .. Edemediğim hasbihali bir gece yarısı nöbetinde kendimle ettim .. Bilmek istiyorum burdasın yanıbaşımda .. Üzülmeyeyim diye yine tüm naifliğinle, zariflik gösteriyorsun .. Biliyorum ama kaçmaya çalışıyorum, fırtınasına yakalanıp, yağmurunda ıslanmamak için .. Bedenim yılmaz bir kale gibi fethedilemiyor, ruhuma iyi gelsin diye bir nefes, bir ses sür yeter .. Nasılsan öyle olduğum bir sabaha uyanalım .. Melek'ler dursun sol yanına .. Efkarlı bir şarkının ölen beden imiş, aşıklar ölmez kısmına tutunup, varmadan huzurlu bir uykuya teslim edeyim bedeni .. Biliyorsun ya; duan duamdır .. Eksik edersem; o da benim ayıbım olsun !..
GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
02Haziran'16 .. 03:05 ..