_______________________________________
Ben bitti saydım, geride bıraktım sandım .. Bir zaman ben de birilerinin uğruna feda ederken birşeyleri ki onlar kâr ederken, fedakârlık ediyorum diye kandırdım kendimi belki .. Bu sözü öğrendiğim gece düştü hatr'ıma .. Ve bir baktım unuttuğum onca şeyle kendimi de unutmuşum .. Herkes kadar biraz birilerinin iyiliğini düşünürken adım adım kendi kötülüğüme yaklaşmışım .. Bir rüyadan uyandım sonra .. Kabus gibi .. Baktım kendim gibiler kalmış sığınacağı limanı bilmeyenler; sığınak oldukça onlara, yetim sığınaklar aramışım kendime de .. Fırtınasına, lodosuna, yağmuruna, alaborasına herşeyine katlanmışım .. En az benimkine katlandıkları kadar ve gemimi kurtardıklarınca .. Fırtına dinince herkes başka limana demirlemiş .. Yollar, sınırsız haritalar, ülkeler, yıllar girmiş araya .. İstemsiz cümlelerle kendimi avutmuşum; sığınak olduğum gemiler ihtiyaç olsaydı pek tabi özleseydi ne fırtınalara, dalgalara dayanırdı da yine de gelirdi .. Yine " Bir gün çok yalnız kalırsan bunu tekrar et; gidecek yerim vardı, orayı yıktım !.. " dedikçe yine de " Korkma, ben buradayım !.. " demek istediklerim de oldu .. Zihni'min oynadığı onca oyunla karmaşık ruh halim düşüncelerime de sirayet eder oldu ..
Yaşandı, bitti .. Koca yalan bir hayatın masum yanına tutunmak kaldı .. Hızlı akıyor zaman .. Akrep yelkovanı takip etmiyor, hızlanıyor yelkovan da yakalanmamak için koşuyor sanki .. Gözümü kapatsam açsam bir rüyadan uyanmış gibi olur muyum yine diye merak ediyorum, değişmiyor gerçek .. Gün dönüyor sadece, takvimler değişiyor gerçekler aynı .. Sızlıyor ince ince neşter yaralarım, sızlatıyor içimi toprak altına koyduğum güzel kadın bu gece .. Yeni bir yaş almışlığın yorgunluğu da çöküyor olabilir belki.. Bilmiyorum .. Dört duvar arasında kalamıyorum, duvarların hain tokatları iniyor durmadan .. Karanlık yalnız kalmamı bekler gibi elleriyle boğazıma hücum ediyor .. Sözleşmiş gibiler sevdiğim, sevdiklerine inanıp yanıldıklarım .. Arkamı dönmemi beklemişler, sessiz kalmamı, şöyle bir kendime kalınca gördüm .. Alınmış, kırılmış, yarım kalmış hesabım kalmadı, yoktur geleceğe taşınacak diye avutuyorum kendimi bir sürü yarım kalan hesap dururken .. Bir iz kaldı aynaya her baktığımda gördüğüm, elimi götürdüğümde hissettiğim .. Gözümün önünde, gün içerisinde defalarca içerime içerime vuran gerçeğimden uzaklaştıkça; unutma !.. diye telkin ediyorum kendimi .. Ellerimle yavaşça okşuyorum gözümün gördüğü izi .. Yaşayarak öğreniyor insan, adabı muaşeretince, meşrebine ters düşmeyen şeyleri huy ediniyor .. Bir zaman sonra geçer daha az üzülürüm denilen şeylere en ağır bağımlılıklar yüklenmesi de zarif yenilgim olsun .. Dilime pelesenk ettiğim cümlelerden yavaş yavaş uzaklaşıyor olmak da kaldığım yerden devam edebileceğime inanabilmek adına insanlık için küçük kendi adıma büyük adımlar olsun ..
Gündelik şeylerle gider gelirken hayat; not düşmezsem kendime ayıp ederim .. Sol yanıma ağır gelen onca şeyin yükünden kurtulmaya çalışırken, saçımın sol yanını komple kazıttırmış olmam temsili olsun birşeylerin .. Zorunluluktan olması bir miktar canımı acıtmadı desem yalan söylerim .. Bir nebze azalttı birşeylerin ağırlığını demezsem de haksızlık ederim .. Çok dokundum yaram oradaymış gibi, canım oradan acıyormuş gibi, ince ince okşadım kendi başımı .. İlk başta kısa çaplı bir şok yaşadı herkes .. Nedenini bilmeyenlerin çoğundan küçümseyici memnuniyetsiz şeyler duysam da ben acımın merkezi belledim eksik kalan saçlarımın yerini .. Cesaretinden öperim cesur kız dedi biri tekrardan kestirdiğimde görünce .. Ne anlamlar yüklediğimi görür gibi sanki .. Bilmeden, dokundu gözleriyle, gözlerini elleri yapıp .. O kadar değil bir saç kesimiyle olacak şey değil cesaret işi dedim, meydan okuduğun şeylerin resmi benim gözümde dedi .. Mahcup oldum yaşananların altında belki bu kadar ezildim ilk defa ..
Diyeceğim o ki; nerden çıktığımı unutup yine sonu gelmeyen cümleler kuruyorum.. Söylemek ve hatta haykırmak istediğim şeyler var .. Ve lâkin saygı duyduğumdan muhattabına içimden haykırıyorum sessizce ..
_______________________________________
Sevgili Dost,
Ne çok zaman geçti seninle birşeylerin gölgesinde dinlenmeyeli .. Nefes alma duraklarında karşılaştık az da olsa .. Biliyorsun adına adamışlığım var sağlam bir dostu olacaksa insanın senin gibi olmalı diye .. Bir an bile tereddüt etmedim söylediğim sözde yanılıyor muyum diye ..
Herşeyin, herkesin bir öyküsü vardı ya; sahi senin öykü'n neydi ?.. Neresinden kırılmıştı kanadın, neresinden yaralanmıştın hayallerinin .. Hangi köhne sokakta terkedilmiştin bir sokak kedisi gibi .. Sen de aldandın mı benim gibi sevdiğin biri için ya çok sevdiğine inandıran birine ?..
Hal hatr sormadan başladım satrlarıma telaşıma ver .. En son kanadın kırıldığından beri nasılsın ?.. Mevsim kar mı yağmur mu olduğun yerlerde .. Evinin penceresi bir sokağa bakıyor mu, gece sokak lambasını görebiliyor musun oturduğun sandalyeden .. En son ağız tadıyla okkalı bir Türk kahvesi ne zaman içtin ?.. Biliyorsundur nergislerin de mevsimi geldi .. Geçiyordur bile belki ben bir nergis kokusu çekemeden içime .. Gülümsediysen tam burda aç şimdi Kurşuni Renkleri .. Tam da " Ne olur baharlarımı bırakın bir süre daha tanıdık değil bana güz .. " dedikten sonra okumaya devam et ..
Tüm bunlar değişmiştir belki hayatında .. Hep mola verdiğimiz yerde kaldığımızı hissediyorum ve belki yine yanılıyorum .. Çünkü ben mütemadiyen yanılırım .. Demişken;
Şiraze Saklı Mektupları da pek severim :
" ertesi olmayan buluşmalar vardır Şirâze, noktasız cümleler gibi noksan
tarihi belirsiz randevular vardır bir de, hep beklenen ve hiç gelmeyen
zamansız söylendiği düşünülen sözler, zamansız başlangıçlar açtığında
ya da durdurduğunda akışını öykünün
kimi isimler çıkar hayatımızdan, kimi isimler girer konaklarımıza birden
dargın yüzler geçer sandal gezintilerinde, İnle Gölü’ne düşer yansımaları
her dalgalanmada ben ağırlaşırım doğu’ya takılıp
gezmek değil benimkisi, aramak Şirâze; aramak bir hayâli cebimde çakıl taşları .."
Birşeylere bi yerden başlamak güzeldir dost .. Kaybedeceğini bilsen bile en azından yola çıkmış olursun .. Yenilsen bile en azından yol katetmiş olursun .. Yorulursun, bunalırsın, vazgeçersin ama bir türlü bırakamazsın başladıysan .. Korkmaya başladığında şarkılar mırıldanmaya başla içinden .. Ölümü düşün, sonuna kadar git, ölümü düşündükçe yaşamaya meyledeceksin .. Değişeceksin, değiştikçe kıracaksın, kırıldığında olacak, hep uçurumun kenarında olacaksın ama hiç düşmeyeceksin ..
Telaşla ordan oraya savruluyorum .. Belki yazmayı unutmuşumdur diye bile korktum başta .. Bugün haps'olduğun bir zinciri kır, güzel bir yazının içinde bul beni, son zamanlarda kafa sesin olan şarkıyla özdeşleştir .. Biraz daha dibe bat .. Dip dediğin yerin daha da aşağısı var gör dost .. Paslanmış duygularının kirini pasını temizle .. Bir adım at geleceğe küçük de olsa .. Boşluğa düştüğünde kapa gözlerini .. Ve en önemlisi sana söyleyeceğim ağla ağlayabildiğin kadar ..
Demiş miydim bu gece yağmur var şehrimde diye .. Muhakkak demişimdir heyecanımı mazur gör .. Uzun zaman oldu bir dost hasbihâli etmeyeli .. Hiç birşey yapamıyorsan şuan daldığın yerden geri gel kalk bir helva yap ölecek birini bekle yanına da okkalı bir kahve yap kendine ziyanı yok o da benden olsun .. Ve birşeyi kalbinin derinlerine hapset .. Bir yabancı şehirde yabancı birini tanıdım beni sevdi, olacaksa en sağlam dost benim gibi olmalı derdi diye koy yüreğinin ortasına .. Öpüyorum acıyan yerlerinden, yüreğine sıkı sıkı sarılıyorum .. Sağlıcakla kal ..
GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR..
06Ocak'17 .. 02:21 ..