5 Şubat 2017 Pazar

.. O ZAMAN SON'BAHARDI !..

Birini eskimiş fotoğraflardan sevmek nasıl bişey bilmezdim ben ya da bilmezmişim .. Bir kefenin içindeki siyah beyaz resmi görünce anladım .. Tokat gibi çarptı yüzüme .. En yakınlarını, evlatlarını toprak altına koymuş bir annenin hazırladığı 2 metre kefenin içine sarıp, sakladığı, kimseler yokken öpüp kokladığı resme bakınca anladım .. Ben de sevmişim öyle bilmeden, tam da gözbebeklerimin içine bakıyormuş gibi gelmiş, içimin derinlerine inmiş ama benim canım o anne kadar yanmamış gördüğüm gözlerde .. 





Şimdilerde savruluyorum ordan oraya .. Bıraksalar durmaksızın anlatabilirim derdimi, konuşabilirim eski günlerdeki gibi ama unutmak için uyumayı tercih ediyorum .. Aklının ucuna gelmeyen şeyler başına gelince insanın afallıyor bir miktar .. Nasıl baş edebilirim diye yavaş yavaş içine çekiliyor öncelik .. Sonrası geliyor peşi sıra .. Vazgeçmeye meylettiği de oluyor boşvermeyi de insanın ama gücü hiç tükenmiyor .. Nerden, nasıl topladığını bilemediği bir enerji dolaşıyor damarlarında .. Yakıştıramıyor olsa gerek kendine hızla toparlamayı tercih ediyor .. Gizliyor gözyaşlarını .. En son içini yakan şeyler düşünce hatr'ına gözünün önünde acı bir sahne beliriyor .. Dönüp dolaşıp düşüyor gönlüme " Son'bahardı .." Anlatmaya kalksam kimse anlamaz lâkin ben iliklerime kadar hissettim orda .. Son'du, bahar'dı, bir ürkek yaprak gibi düşmüştü .. Dönüp yine baktım o fotoğrafa gözleri gözümdeydi sanki .. Aldırış etmedim zihni'mde beliren oncasının yanında lafımı olurdu .. 






Herşey yine tersine dönmeden önceki gece rüyamda görmüştüm .. Siyah bir sayfaya karalıyordum .. Korka korka geceme hece hece düşürüyorum içimdeki korkuyu bastırsın diye:



Olmayacak galiba başaramayacağız .. Akıntıya boşa kürek çekmek bizimkisi tam anlamıyla .. Bir yarısını bırakmıştım ömrümün tam burda, diğer yarısını bırakmak hayata karşı zarif yenilgim olsun !.. Tam şu anda infilak etmeli bedenim, kaybetmeli savaşı, pes etmeli .. Kötüyü çekmek değil, iç sesi susturmaya çalıştırmak ..





Fotoğraflar demiştim .. Ne çok şey anlatıyor değil mi ?.. Sol göğsün üstüne asılacak, gözler uzağa dalmış bir fotoğrafı var herkesin bir tane de olsa .. Benim de var yadigâr .. Ne hisseder insan o an durdurulduğunda, dondurulduğunda ?.. Bilir mi son defa akıllarda o halle kalacağını ?.. İtiraf etmeliyim ki; gözlerimi saklıyorum objektiflerden, bakışlarımı gizliyorum .. Anlamında boğulmasın, kaybolmasın diye bir gün belki birilerinin .. Oysa bir zamanlar " güzel gözlüm " diye sevenim bile vardı .. Sonra ne oldu bilmiyorum .. Bir şey oldu anlat dense anlatamam .. Konuş dense ifade edemem kendimi .. Tekliyorum çokça duraksıyorum şu sıralar konuşurken, kelimeler bir araya gelip anlamlı cümleler çıkmıyor ağzımdan .. Aklımla dilim senkronize olabilip elle tutulur cümleler dökemiyorum .. Aslına bakılırsa yine içime içime kaçıyorum, kalabalıklarından kaçıyorum .. 



Sahi ne oldu da gözlerimin içine içine bakar gibi çekilen fotoğrafları, başkalarının çektiği fotoğraflarda arıyorum o anlamı ve ne garip yakalayamıyorum .. Çakmak kullanamadım son dörtte bir paketi içerken birini söndürmeden diğerini yaktım .. Az biraz dışardan gelen yağmur sesine takıldım kaldım .. Zaman değişiyor, insanlar eskiyor, ben de eskidiğimi, yaşlandığımı ya da yaş aldığımı farkediyorum biraz biraz bilemiyorum .. 




Unutmaya çalıştığım düşünceler nerede yakalıyor, kaçmaya çalıştıkça nasıl alt üst oluyorum .. Sokağa adım atmadığım günler aklıma geliyor ne iyi yapmışım diyorum .. Dere tepe gidip bir arpa boyu yol alamamak nasıl yakıyor canını insanın .. Aklım bir türlü almıyor, alamıyor .. Boşluğa adım atmak nasıl birşey denilse ben saatlerce günlerce anlatabilirim de anlayan olur mu bilemiyorum .. Ayakları yere basamamak, dünya sürekli dönüyor demekten bıkıp bıktırıp hala nasıl adımlanabiliyor ?.. Mezarı andıran cihazların içinde hala nasıl nefes alınabiliyor kaç bin defa girip çıktığının hesabı tutulamıyor ?..  Damarına değen iğnelerin acısını artık hissedememek nasıl birşey anlatsam kaç kişi anlar ya da ?.. Narkoz verilmeden yapılan operasyonlardan ne kadarı böyle çıkabilir ?.. Ufacık bir ağrıda dünyaları ayağa kaldıranlara inat ısrarla direnmenin resmi hangi teknolojik aletle çekilebilir ?.. Herşey geçecek yalanına inandığıma nasıl inandırabilirim birilerini ?.. Olmuyor, geçmiyor diye haykırabilmeyi ne kadar isterdim ben de ya da hüngür hüngür içimdeki zehr'i akıtabilmeyi ne bileyim fütursuzca birilerine anlatabilmeyi de .. Lâkin olmuyor .. Geçmedi, geçmiyor, bir arpa boyu yol da alınamıyor bir yerinden düzeldikçe başka yerinden patlar veriyor .. Freni boşalmış, yokuş aşağı yuvarlanır gibiyim .. Olmadıkça yenileri deneniyor .. Her defasında içinde bir ışık bulmayı umut ettiğim bir karanlıktayım .. İsyankar değilim ama yorgunum biraz .. Elimi, kolumu kıpırdatmayacak, bir yerde düşer kalırım korkusuyla yataktan çıkamayacak kadar halim yok birşeylere .. Yüzüme bakıp bakışlarımın donukluğundan şikayetlenmeleri duymak istemeyecek kadar üzgünüm .. Az biraz da kırgınlıklarım var .. Ve hala bu kadar güçlü olup, güçlü görünmeyi başarabildiğim için kendimi tebrik edecek kadar şaşkınım .. Ezcümle; yenilip yenilip yeniden ayağa kalkabildiğim güvenimi kaybetmediğim için hala bir umut diyebilen içime dargınım yalanım yok .. 






Özlemeyi özlediğim için, hissizliğime sitemim var .. Tıpkı şuan nefret derecesinde olduğum sarılara büründüğün için, aynı renge tutunup göğe bakasım geldi .. Aynı yönde, aynı yerde, aynı zaman da olmaya gerek yok aynı yere bakmak kâfi .. Değse gözün, gönlün anlamayacağın, anlayamayacağın kadar kırgınım .. Ve fakat yeşilini tercih ederdim, gözlerinde yakaladığım o ağlamışlık hissiyle ol isterdim .. Zaman geçtikçe azalıyor işte herşey biraz biraz .. Belki hatr'ına bile düşmeyen birinin, hatrlayabildiği bir zamanda karşısına çıkmış olmanın haklı gururunu yaşamalıydın .. Vaat edilen, ettiğim çok şey yoktu olamaz en büyük hayali yarına uyanabilmek olan ben'den çok şey de beklenmez, beklenemez de yaktığın yarınlara değdi mi merak ediyorum sadece ?.. Fazla merak iyi değildir, ben en iyi beklemeyi bilirim, elbet bir gün döner giden .. Ben de fotoğraflardan sevmeyi öğrenmişim bilmeden belki .. Ya da öyle sevmişim de bilmiyormuşum şimdiye kadar .. Güzel bir muhabbet de adın geçti de bugün bir yerinden sızladı içim yine düşürmeden edemedim adını .. Yakıştırdığın gibi sabr'la beklerim ben de sen payına düşen gibi yerleri, yurtları, mevsimleri aşıp gelebilir misin ?.. Ya da silebilir misin izlerini kırdığın yerlerin ?.. 





"Son'bahardı .." diye kazındı aklıma o fotoğraf .. Gülüşü bu kadar haykırır mı insanın ve sevmekten nasıl vazgeçer öyle bir insanı, unutmayı nasıl yedirir kendine ?.. Silinmez gülüşler, içine alır toprak ama silemez yaşananları .. Anca aklını çıldırmış olmalı insanın, silinirse hafızasından .. Demiş miydim bilmiyorum son nefesini vermeden dizime yatırdım, saçlarını okşadım, söylemek istediğim herşeyi fısıldadım kulaklarına .. Can verdiğinde gözlerinin içine baktım, yola bakıyordu hala .. Müthiş bir metanetle herşeyini tek tek hazırladık olması gerektiği gibi ellerimizle .. Son defa yıkadım cansız bedenini .. Bir damla yaş akmasın diye gözümden bu kadar nasıl tutabildim kendimi bilmiyorum, bilemiyorum .. Tüm yaraları iyileşmişti bir gecede .. Ten renginin koyuluğunun aksine bembeyazdı .. Bir insan ölünce bile nasıl güzel olabiliyordu bu kadar .. Mezarına gül suyu döktüm mis gibi koksun diye .. Baktım öylece herşeyini düşünerek, hazırladığı mezarına bile .. Hiç hesaba katmamıştım belki sonrasında karşılaşacaklarımızı .. Küçücük, vesikalık bir fotoğrafla bir insanın hayata tutunabileceğini, acısını bastırabileceğini, içinin yanan yerlerini söndürebileceğini, fotoğraflarından birini sevebileceğini gördüm .. 



O zaman son'bahardı .. 




GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
05Şubat'17 .. 05:18 ..