27 Mart 2022 Pazar

.. DURSUN ZAMAN ÜFLENSİN SUR’A KOPSUN ARTIK GÖNLÜN KIYAMETİ !..

  • dursun zaman üflensin sur’a kopsun artık gönlün kıyameti !.. 

  • geçmiş zamanların gölgesinin özlemiyle geliyorum sevgili dost .. bir gecenin yarısı say ki eski zamanların ele kalanı, bir yakamoz !.. konuş sevgili dost .. suskunluğunla konuş .. konuş ki aralansın gecenin karanlık perdesi, yırtılsın sessizliğin feryâdı .. ritminde azalan yavaş yavaş can çekiştiren anlat hani .. olmasın istenilen ama kaçınılmaz son, yeni başlangıçlara iten .. 



    sessiz sessiz ağlar gibisin dediği yerde şarkının, feryadının dile geldiği yerden geliyorum gönlünün sokaklarına .. bir merhabanın esirgendiği zamanlardan uzak kentlerin, yabancısı olduğun seslere aşinaymış gibi davranmak zorunda olunan yerden; uğruna cân verilecek zamanlara selam ediyorum içimde bi yerlerden .. çoklukla yaptığım gibi bilirsin dost bilmediğim şehirlerin bilmediğim kaldırımlarında, bir yol kenarına oturup, hayretle, şaşkınlıkla izliyorum sanki tüm herşeyi .. resimde oyun oynayan çocukları uzaktan izleyen çocuklar gibi .. 




    sevgili dost;



    şaşkınlıkla izliyorum dedim ya; mazur gör beyânı eksik kaldı hâlin .. hoş gör cümlelerin telaşını, kalemin dâhi özlemişmişliği var neticede .. eskiyor insanlarda, eşyalar gibi .. hazin şekilde izliyorum dönüşülen hâli, susmaksızın muhabbetlerin sığ hâle gelmesini, sevginin şiddetinden artçılara yol almasını, derdiyle dertlenilen anlardan, anlatılanları dert görmemeye evriliyor sanki herşey .. ve belki sırf kendime ayıbımı örtmek için içime hapsettim derdimi, kederimi, hüznümü .. ne acı hezeyanları izlemek, ne acı hissedememek, ne acı umursamamak, ne acı hemhâl olmamak, ne acı aynı çığlığa ortak olamamak .. 




    demiştim bi vakit ;



    dursun zaman, üflensin sur’a; kopsun artık gönlün kıyameti .. gözler gördüm, kulakların sağırlaştığı, görüntülerin an be an silikleştiği yerlerde kaldım .. göz mesafesinde kalan Boğaz’ın derin sularına gömdüm .. elden gelseydi; kendimi batırırdım derinine .. gözlerine baka baka acımı haykırdım .. yükümün yarısını, omzuna yük bıraktım döndüm gittim .. 



    sesler duyuyorum, içimin sessizliği sağır edecek yerinden vuran .. gözler görüyorum yabancı .. bi şehr’in dost’a emanet yerinden dönüp ardımı gidiyorum .. izim kalsın istediğim yerlerden, izimi silercesine, eşlik eden melodiyi sustururcasına, anlamlanan bulutlardan, anılara eklenen yerlerin, var sanılan varlığından yokluğu kabulleniş .. 




    sığındığım limanlar yıkıldı, barınakları su altında kaldı, enkazı kıyıya vurdu .. sen sevgili dost nasıl sığdırıyorsun tüm bu yükü içerine, nasıl altından kalkıyorsun içsel telaşların, ve dâhi nasıl hazmediyorsun, nasıl sindiriyorsun ve dindiriyorsun ?.. anla istiyorum hâlimden, kaybolmuş yoluma pusula, şaşmış şirazeme denge, kaybolmuş heyecanıma ortak, kıyameti kopmuş gönlüme merhem ol .. 



    adeta; bi sürgüne hasıl olmuş beden .. çölleri aşacak güç varken, kılını kıpırdatacak derman bulamamak ne tuhaf .. acımız’a sağlık, acımız sağolsun zamanlarından şimdilere düşmek .. zamane yorgunluğa karışmak, ruhu bedenden koparırcasına tükenmişlik .. nasıl anlatılır bilmiyorum aslında sevgili dost .. bilirsin kelimelerim eksik kalır, cümlelerim tamamlanmaz, öznesi yüklemine kavuşmaz, vuslat ahirete kalmışcasına bi umut devri .. 



    sokaklara çıkıp devren kiralık hayat die bu hayatı devr’edesim gelir .. satılsa pişmanlıklar üstü kalsın diyesi gelir insanın .. hayal kırıklıkları cabası üstü kalsın denilesi yakışır .. o yakışmaz bu yakışmaz, en sert rüzgarlarına karşı durmak mı yakışır bu bedene her daim ?.. ılık esintilerde, yemyeşil bi ağaç altında, mevsimine iklimine yaraşır tasasız yerinden pay yok mu hayatın ?.. akşam üstü uykusuna dalıp bitmesin istenilen rüyaların kahramanı olmak İçin ne yapmak gerekir ?.. bir rüyadan uyandım demek isterdim bi akşam serinliğinde .. 




    sevgili dost ;



    çok yenilmişliklerin kabullenişi belki artık .. çaresiz hakedişi .. elden bişey gelmediğinin ispatı .. bi vazgeçmişlik, bi boşvermişlik, bi bildiği gibi gelsin hayat teslimiyetinin oralardan sesleniyorum sana .. battı gemilerim, yıkıldı liman, su altında kaldı bi ömür .. ruh’un yorgunluğu ten’e değdi .. kanıksanmış acıların şerefine .. acıya müptela die adlandırılmışlığa asi gelecek yan kalmamasına .. bu dünyanın hassas kalpler için cehennem olduğu gerçeğinin kabullenişine .. devranın döneceğine inancın, kaldığı yerden teslim oluşuna .. bi dost selamına hasret kalışın sebebi olanların ardına .. gelmişin geçmişin yürünen yolların hoş tadına .. gökkubbede hoş bi sâdâ gibi yâd edilme umuduna .. bi’gün toprak olacak ten’in ardına güzel dualar biriktirmenin inancına .. kâhr’ı lütf’u başüstüne olanların hatr’ına .. güzel hatrlanmak temennisiyle .. 



    varsın tüm dünya kötü bilsin, çamura bulanmış olsun tüm yanlarım, bildiğim yekten şudur; kalbinde, gönlünde, ruhunda temiz, masum kaldığına inandığım dost’a selamla .. eyvallah !.. aynı sokağa bakan penceresinden sokak lambasının ışığına gözü değerek değsin dilerim satr’lar gönlüne .. bi sahilde zehr’i kusarcasına hayata isyan’a şükr’le kaplansın kalplerimiz .. 



    o şarkının - umudumsun sen - seslenişinde saklansın isterim .. .. - sessiz sessiz ağlar gibisin - feryadında bul isterim beni .. - zaman geldi gidecek misin vay aman - korkusuyla iç sesi bastırmayı anla isterim ..  yakamoz’u düşen o sahilde ruhumun basılıp kirlenen ara sokaklarında gözyaşlarınla temizle isterim .. velhâsıl, anla isterim hâlim’den, ahvâlimden .. yabancısı olup kaybolduğum sokakların birinden çık gel isterim .. yarım kalmış dualarıma ortak amin diyen ses ol isterim .. 




    sevgili dost, 



    ruha iyi gelen sesin, satrların, varlığın gölgesinde dinlenmek isterim .. nasılsan öyle olurum hallerine bürünmeyi isterim .. en önemlisi bu dünyadaki varlığını sürdürüp, nefesin üstünde olduğuna dair iz bulmak isterim .. 




    sâhi nasılsın son zamanlarda ?.. eksik mi senin de bi parçan ?.. gözünden akan yaş asılı kaldı mı kirpiklerine ?.. özlemeyi özledin mi sen de ?.. koptu mu gönlünün kıyameti ?.. 





    GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR .. 

    27Mart’21 .. 06:24 ..