18 Eylül 2014 Perşembe

.. RUHLARINA DA BİR FATİHA OKUNSUN İÇİMDE ÖLENLERİN !..



Bir söz çarpar insanın karmaşık olduğu zamanlarda beyninin içinden şimşek etkisi yaparcasına .. Duyduğunda şöyle bir sarsılır, kendine gelmekte zorlanır, düştüğü yerden kalkamaz ve benim dd saatlerdir dönüyor beynimin içinde bir yerde o cümle ..


" Dünya senin etrafında dönmüyor !.."


Malesef dünyanın benim etrafımda dönmemesi uzak düşürdü sevdiğim, değer verdiğim insanlardan .. İlk değil belki ama " - Son !..- " defa vuruyor artık satrlarım en değerlim dediklerimin gönlüne .. Ve ilk defa bu kadar ben olarak dökülüyorum, satr aralarına acılarımı saklıyorum ve ben bu gece cenaze kaldırıyorum en güzel yerinden kalbimin .. Onlara dair son cümleleri ediyor kalbim, fatiha'sını okuyor, gönlümün yıkık dökük yanında bir yerlerinde mezar açıyorum onlara .. Öyle afilli falan da değil; harabe gibi .. Ömürlük ve sonrasını dilediğim tek kişinin cenazesi kalkıyor gönlümden ve yol arkadaşım, kaderim gördüğümün .. Not düşülsün tarihe .. Bu gece yas'ım var son defa tutulacak ve bu gece sabaha varmadan kabuk bağlayacak yaralarım ..



İmtihanım dedim yaşadıklarıma ve ömrümün en ağır imtihanıydı son demlerin .. Zor geldi bedenime, ağır geldiği yerden son nefesimi vereyim istediğimse; çokça .. Ama olmadı .. Emanete sahip çıkmak bize farz, dindiremedim acımı .. Yaşımın genç olmasına vermişler olsa gerek, fazlasıyla tutunmama vesile oldular hayata .. Bir değil, iki defa gitmeye meyletmişim ve meylettiğim o yoldan, yerden çekip almışlar beni .. Ağır geldiği olduğu bedenime, ruhuma, ciğerlerime, nefesime .. Ama ömür vadesi ne kadar çizildiyse işte o kadar ne bir saniye önce ne bir saniye sonra .. Yalan alemde varlık gösteriyorum yine ..



Dedim ya en ağır imtihanımdı diye .. İmtihanımın ağır olduğu yerden sınandı en sevdiklerim de .. Beklentileri çok yüksek olan biri değilim nihayetinde ama görmek istedim sevdiğim birkaç kişiyi etrafımda .. Şımarık çocuk ilgisi beklediğimden de değil .. Ama insan istiyor işte gene .. Ben o imtihanı verirken; imtihanı veremeyen sevdiklerim, değerlilerim oldu .. Kendini bilmez söylediklerimin hükmü yok, kendimi bilirken söylediklerimin sorumluluğu ebedi benimle .. Bir de suskun kaldıklarım var .. Dağıtmaktan korktuğum, kırmaktan çekindiğim, ben üstüne titredikçe uzak durduğum, vade istediğim .. Ve işte tam da ordan vuruldum !.. Vurulacağım aklıma gelmeyen, hazırlıklı olmadığım en son yerden en güvendiklerimin silahından çıktı mermiler .. Son kalan sağlam yerlerimden vuruldum hem de .. Onardığım, inandığım, güvendiğim en sağlam yerlerden !..



Oysa hayli zaman önce dost hanemin kapılarını kapatmıştım ben geleceklere ve ara vermiştim gönül yoldaşım için hastalığım yoğunluğunda kıymayayım bir cana daha diye .. Öyle yıkık dökük yerleri vardı ki iç alemimin yama bile tutmayacak hâldeydi .. Arınmayacak, temizlenmeyecek, yeniden kullanılır hâlde olmayacak gibiydi .. Sonra birşey oldu: savunmasız, sorgusuz, sualsiz aralamışım kapının bir yerinden .. İçeri sızıp, en güzel tahta oturanlar daha sağlam yıkıp gittiler şimdi .. Yeni öğrendiğim birşey değil bu .. Hep bir sonra ki daha çok acıtırdı nihayetinde inancım hep böyleydi .. Ezber ettirdiler sağolsunlar ..



Bir elveda'yı, helâlliği haketmeyecek kadar ne kötülük yapmış olabilirim sorgusu aldı beni içten içe .. Çok sevmek bile bir hataydı gerçi, ömürlük garantisi yokken insanoğlunun, iki cihan dilemiştim ben .. Dualarım hep öyleydi ama sonunu hep " Rabb'im sen nasıl hayrlıysa öylesini nasip et .. " diye bitirmiştim dualarımın .. Bu kadarmış demekki hayr ve ben şer'lerle boğuşurken, o hayr'ları görememişim ..



Bu gece öyle bir öfke, nefret, kin vardı ki içimde .. Edebimi aşacak, küfre varacak ve asla yapmadığım ve etrafımda müsaade etmediğim şeyi yapacağım, beddua edeceğim diye korktum .. Âh'a vardı gönlüm ve dilim .. Beddua hükmüne geçsin dilemem, dönüp dolaşır beni bulur düşüncesinden ama âh'ıma engel olamadım .. Öyle çok âh'ım birikti ki; Allah beni affetsin .. İçimde ölenleri gömmeden dilerim ki; mutlu oldukları her an adım düşsün hatr'larına, gülüşlerindeki buruklukla ansınlar beni .. Mutsuz oldukları her an da sebebi görsünler beni yaşadıkları için .. Çünkü hatam, yanlışım, günahım olmuştur elbet ama bu kadarıyla cezalandırılıyorsam girilen hakkımın âh'ı öyle çıksın .. Âh edildiyse de adıma ben de çekerim nasılsa ..


Ne çok almışım oysa içime, ne çok kabullenmişim, benimsemişim, ben gibi görmüşüm .. Belki bu kadar sahiplendiğimden, bir faniyi sevdiğimden avuçlarımdan kayıp gitmiştir .. Ve nasıl bir lütuftur ki; kendini sıfırlayan hafızamın da böylesi güzelliği olacakmış bundan sonrama .. Geçmişi hayâl meyâl hatrlamanın zorluğunu yaşarken, hayrıma işleyecekmiş zaman ..



Nedeni her ne olursa olsun, ölüye hürmet gerekir .. Ben de hürmet gösterip gıyabi merasim düzenledim içimde ve merhumlara hakkımı helâl edemedim bir türlü .. Ve Allah'a havale ettim, Allah'a arz ettim derdimi .. Görmeden ölmeyelim birbirimizi diye diledim, dualar ettim en saf yanımla aminlerle bağladım duamı ..



En sancılı gecelerimden birini yaşadım âhir ömrümde .. Ve en zor yanı çektiğim acıların kaç şiddetine vurduğunu ben bile algılayamıyorum artık .. Gün gelir bu acılar diner .. Kırklı kiloların ortasında direnen bedenim de güç bulur .. Ben bu imtihandan da sağ salim çıkarım Allah'ın izniyle .. Kara günleri olan hayatın aydınlığı da vardır .. Ve ben sabrı giyindim üstüme, sol yanımın ağırlığını hafiflettim azaldı sancılarım .. Kaç geceler feda ettim düşünürken; gün gelir kapım çalınır elbet bugün gidenler tarafından .. Ama ben sağalttım acılarımı, kanayan yerlere pansumanlar yaptım, dindirdim acımı, zehrimi akıttım .. Artık rahat ve derin uykuların koynunda olmak duası ve temennisi içinde, ağarmaya başlayan güne teslim ediyorum güzel günlerin gelmesi umudumu .. Aydınlık sabahlarım olsun artık bu geceden sonrasında .. Ruhlarına da bir fatiha okunsun içimde ölenlerin !..



GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
18Eylül'14 .. 04:48 ..



.. YETER Kİ Bİ " NASILSIN ?.." DE, BEN İYİ OLMAYA SEBEPLER BULURUM !..



Bir hayli zaman var; kapına gelip derdimi dökmek istememe .. Her gece geleyim, gölgende soluklanayım istiyorum lâkin ağrılarımın yoğunluğundan mı yoksa gönlüme ağır gelenlerden mi bilmem; gelemiyorum ya da ağrıya dayanamayıp sızıp kalıyorum .. Sol yanımda bir ağırlıkla; boğazıma yapışıp kalmış o yumruğu atamamanın etkisiyle geldim bu gece .. Orda olmasan da; görmesen de; duymasan da bir gün geleceğinin bilinciyle yazıyorum ..


Derinlerde bir yerlerden yükselen sese eşlik etmeye bile dermanım yok sanki;

" Garip bir Mecnunum bu gurbet ellerde, Leyla çok uzaklarda .. Yüreğimin gülleri ha soldu solacak umut çöl yağmurlarında .." İstemsiz doluyor gözlerim ve neden bilmem bir türlü dökülmüyor gözpınarlarımdan, tutunup kalıyor kirpiklerime .. Öyle bir ağırlık ki; tonlarca yükü getirip kirpiklerimin ucuna bırakmışlar gibi ..


Oysa ne güzel şeyler anlatmak isterdim sana .. Eylül'ün hüznünü silip, baharlar taşımak isterdim cümlelerimle .. Lâkin güz bile değil buralarda kara kışa teslim olmuş gibi dışarısı ve benim de içim dışım .. Heybemde güzelliklerle gelip, dinlenmek isterdim gölgende .. Kapını çalıp ben geldim deyip buyur etmeni gözlerinden anlamak isterdim .. Aldılar bir yanımı, acıttılar canımı, narkoz etkisi yaşıyor hayallerim, kan kaybından gidiyor geleceğim .. Oysa vallah billah iyiliklerle, güzelliklerle gelmek isterdim yanıbaşına .. Olmuyor, olduramıyorum gene .. Bir yanından toparlamaya çalıştıkça; öbür yanından dağıtıyorum ortalığı .. Harp alanı gibi her yer ve ben yine tembellik edip toparlamak istemiyorum .. Elimde kalıyor nasılsa neresinden tutarsam tutayım .. Kabul olunsun diye dualar ediyorum ve aminleyesin diye bekliyor kabulünü ..


" Ahvâlinden haber sal .. " deyişinin ardına ay devirdim, yıldızlar kayboldu, gök delindi, yağmur oldum; haber saldım ahvalimi, ulaşsın sana diye damlaları vesile ettim, nasıl olduğumu düşünemeden sel aldı etraf sözyaşlarımdan .. Gözyaşlarım görünsün istemediğimden içime akıttım, iç yangınımı söndürsün diye .. Sonra " Nasılım ?.." diye düşünürken hatr'ıma düştü: " Yeter ki bi nasılsın de; ben iyi olmaya sebep bulurum !. "


Oysa bu gece içime akıttıklarımı, utanmadan, yargılanmadan, sorgulanmadan, olduğum gibi kabul göreceğimi bildiğimden gözünün önünde dökmek için geldim kapına .. " Sol yanıma ağır gelenlerin ağırlığına ortak olur musun ?.. " demeye geldim .. Bir dua sür yarama merhem olsun demeye geldim .. Ağrılarımın geçmese de azalması için şifa duaları etmen için geldim .. Zira ben bu gece olduğum gibi, saklamadan, saklanmadan geldim kapına .. Yüzümü düşürmeden, olduğu gibi anlatayım içimdekileri diye geldim ..



Cerrahi olarak başarılı sayılabilecek bir operasyonun hayatımdan, iç alemimden kopardıklarının sancısını dindirmek kolay olur mu ?.. Teselli bulmak değil derdim, avunmak hiç değil ama saklı olan hayr'ı görebilmem için yol göstermene ihtiyacım var .. Herşeyden ziyade; benim senden gelecek iki satr kelâma ihtiyacım var .. Ağustos sıcağının onunu bir geçe'ye sözleşmişliğin gecikmişliğiyle; şimdi değsin istiyorum kelâmlarının sıcaklığının ağrıyan yanlarıma .. Merhem niyetine sürülsün istiyorum tek bir harfin .. Aslında ben dünyalar ayaklarımın altına serilsin değil, seninle bir hasbihâle durmak istiyorum .. İhtiyacım olan şey; acıyan yanlarımı sarıp sarmalaman .. Belki biraz da başım okşansın istiyorum .. Buz tutan içimin şefkâtle ısınmasını, birazcık buzdağının erimesini istiyorum ..



Susmuş dilim; küsmüş belki kelâmım .. Ama çamura bulaşmamış yanımı korumak, kollamak, azığımdaki masumluğu da kaybetmemek için istiyorum herşeyi .. Kirlenen yanlarımı belki tümüyle temizleyemem ama muhafâzâ edebildiğim yerler saf kalır umudundayım ..



Birikmişliğin etkisiyle sanki; içimde tuttuklarımın ağırlığı bu kadar dayanabildi kirpiklerimin ucunda .. Direnmek değil niyetim, teslim olmuşum gibi müsaade verdim gözümün yaşlarına .. Sessizliğin içinde eşlik ediyorum sessiz çığlıklarımla, en canımı yakan yerinden : " Yok olmaz erken daha .. Biraz geç kalın ne olur .. Hiç hazır değilim henüz .. Ne olur baharlarımı bırakın bir süre daha, tanıdık değil bana güz .."


En olmadık yanımı gizlemeden, elemime ortak ol; anlatayım isterdim sana .. Lâkin; kıramadığım buzdağının altında kaldı gene içim .. Sevgim bile kendi duvarıma çarptı, yüzüme tokat gibi indi .. Hiç olmadığı kadar duana ihtiyacım var .. Yaralı, bereli birçok yanım .. Kanı dinmedi daha ki; kabuk bağlamasını beklemek var ve sonra geçmesini .. Şifa niyetine sür acıyan yanlarıma dualarını, aminlemek kalsın bana;

Yeter ki bi nasılsın de; ben iyi olmaya sebepler bulurum !.



GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
18Eylül'14 .. 02:46 ..



8 Eylül 2014 Pazartesi

.. KİLOMETRELER GEÇİYOR, MESAFELER ARTIYOR, AN BE AN UZAKLAŞIYORUM ÇOCUKLUĞUMDAN !..



Çocukluğumun en sağlam yerine tutundum kaldım .. Z/amansız dertlerimi sildi götürdü sanki .. Bir yüzün çizgilerinden yola çıkıp, güzergâh belirledim gözlere vardım tutundum gözyaşlarının ucuna .. Akan gözyaşıyla; çocukluğumun kalbinin derinliklerinde dolaştım, damarlarından akan kanlara gezindim, şah damarında basacakken; katili olmasına izin vermedim mihrakların !..



Uçurtmamın ipini sıkıca tuttum, tüm var gücümle dört duvar sevdiklerimi siper ettim yanıbaşıma !.. Bakışlarıyla hayata tutundum; ağır gelen yüklerimi bıraktım küçücük dünyanın sınırlarında .. Sonra utandım bugünlerde yaşadığım yerlerden, muhattap olduğum insanlardan, gözlerimin dolmasına müsaade etmeden arkamı dönüp gitmeye ilk defa zorlandım !.. Gitmek her zaman masum bir neden yüklemez bedene .. Ağır gelse de zorundasındır bazen ..



Sokaklarında dolanıyorum günlerdir çocukluğumun, kirlenmişliğimden arınmaya çalışıyorum .. Umarsızca kilometreler yapıyorum yine .. Kapanmayan yaralarımı kapatıp, bir defada kurtulmak istiyorum artık .. Aralık kalan son kapıları helâllik'ler eşliğinde kapatıyorum .. Kaldı geriye tek helâllik almam gereken en ağır yanım ..




Güzergâhı defalarca aynı yöne vuran otobüsün orta koltuklarından birinde sessizce karanlığa karışıyor içyaşlarım, satrlara dökülüp sözyaşları oluyor .. İçimin acıdığı yerlerden acıyan kimsenin varlığını bile istemiyorum .. Anlaşılır olma gibi bir derdim de yok artık niyeyse .. Takılıp gidiyorum iç sesimin götürdüğü yerlere .. Anavatanıma, çocukluğuma dönüyorum yine, yeniden ..



Yaşanılan hissizliklere hissizlik demiyorum gayrı .. Birilerini ve kendimi fazlaca önemseme modundan, olacağına varır inancına dönüyorum .. Bir türkü tutturuyorum içimden; içinde yalnızlık olmayan, sitemin adı geçmeyen, suçlamaları bir kenara bırakıp .. Benliğimi saran şeylerin esamesini bile okutmuyorum ruhumda .. Tutun diyorum en çok kırıldığın yerden, en çok kendin için hiç kimseler için değil .. Kaybettiklerini bir kenara bırak, bu saatten sonra vur büyük ikramiyesini hayatının !.. Geçen geçti, kalan da yok elinde avucunda .. Sıfıra geldin şükürler olsun onca eksinin altından .. Soğuk etkisi yapıyor olabilir eksinin altı ve fakat morga koyulmuş bir cesette değilsin nihayetinde .. Çıkmadıysa can umut kesilmezmiş .. Tek bir kurumuş dal dahi kalsa; tutunmak için bir sebeptir o ..



Demiştim çocukluğumun gözlerine hapsoldum, bakışlarına takıldım kaldım diye .. Bakışların yönünü takip ettikçe daha çok kan kaybediyor hayallerim, geri gelmeyecek zamanlar olduğundan ensesinden izliyorum sesimi çıkarmadan .. Hıçkırıklarım duyulmasın diye öksürüğümün dozunu artırıyorum .. Ciğerlerime işliyor sanki o soğuk rüzgarlar .. Ve ben yine çaresiz nasılsa bir gün anı mezarlığı olacak şeyleri düşünmeden o can alıcı bakışları izliyorum !..



Kilometreler geçiyor, mesafeler artıyor an be an daha da uzaklaşıyorum çocukluğumdan .. Bugüne tutunmaya çalıştıkça kötü yanlarımı öldürüyorum içimdeki .. Kinimden, nefretimden kurtulduğun her an sonsuz kere şükr'ediyorum .. Nasılsa dün yaşanılanlardan

sonra bugüne tutunulmadı mı ?.. Bugün tutunulanların miadı dolduktan sonra yeni sebepler olmayacak mı yaşamaya dair ?.. Elbet olacak, elbet dualarımızdan vazgeçmeyeceğiz .. Hayr'ını göremediğimiz şer'den uzaklaşmak için ipuçlarını yakalayacağız elbet bir yerde .. Yaşadığımızı, aldığımız nefesi, bugünü yarını hayrla donatsın Rabbim diye dualar ederken, aminlenesi yanını gönül kıyılarına teslim edip; emaneti hakkıyla teslim edenlerden olmak temennisini, duasını katıp yanına kabul gören dualardan olmasını dilemek kalır bu aciz bedene !..



GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
08Eylül'14 .. 23:46 ..