Çocukluğumun en sağlam yerine tutundum kaldım .. Z/amansız dertlerimi sildi götürdü sanki .. Bir yüzün çizgilerinden yola çıkıp, güzergâh belirledim gözlere vardım tutundum gözyaşlarının ucuna .. Akan gözyaşıyla; çocukluğumun kalbinin derinliklerinde dolaştım, damarlarından akan kanlara gezindim, şah damarında basacakken; katili olmasına izin vermedim mihrakların !..
Uçurtmamın ipini sıkıca tuttum, tüm var gücümle dört duvar sevdiklerimi siper ettim yanıbaşıma !.. Bakışlarıyla hayata tutundum; ağır gelen yüklerimi bıraktım küçücük dünyanın sınırlarında .. Sonra utandım bugünlerde yaşadığım yerlerden, muhattap olduğum insanlardan, gözlerimin dolmasına müsaade etmeden arkamı dönüp gitmeye ilk defa zorlandım !.. Gitmek her zaman masum bir neden yüklemez bedene .. Ağır gelse de zorundasındır bazen ..
Sokaklarında dolanıyorum günlerdir çocukluğumun, kirlenmişliğimden arınmaya çalışıyorum .. Umarsızca kilometreler yapıyorum yine .. Kapanmayan yaralarımı kapatıp, bir defada kurtulmak istiyorum artık .. Aralık kalan son kapıları helâllik'ler eşliğinde kapatıyorum .. Kaldı geriye tek helâllik almam gereken en ağır yanım ..
Güzergâhı defalarca aynı yöne vuran otobüsün orta koltuklarından birinde sessizce karanlığa karışıyor içyaşlarım, satrlara dökülüp sözyaşları oluyor .. İçimin acıdığı yerlerden acıyan kimsenin varlığını bile istemiyorum .. Anlaşılır olma gibi bir derdim de yok artık niyeyse .. Takılıp gidiyorum iç sesimin götürdüğü yerlere .. Anavatanıma, çocukluğuma dönüyorum yine, yeniden ..
Yaşanılan hissizliklere hissizlik demiyorum gayrı .. Birilerini ve kendimi fazlaca önemseme modundan, olacağına varır inancına dönüyorum .. Bir türkü tutturuyorum içimden; içinde yalnızlık olmayan, sitemin adı geçmeyen, suçlamaları bir kenara bırakıp .. Benliğimi saran şeylerin esamesini bile okutmuyorum ruhumda .. Tutun diyorum en çok kırıldığın yerden, en çok kendin için hiç kimseler için değil .. Kaybettiklerini bir kenara bırak, bu saatten sonra vur büyük ikramiyesini hayatının !.. Geçen geçti, kalan da yok elinde avucunda .. Sıfıra geldin şükürler olsun onca eksinin altından .. Soğuk etkisi yapıyor olabilir eksinin altı ve fakat morga koyulmuş bir cesette değilsin nihayetinde .. Çıkmadıysa can umut kesilmezmiş .. Tek bir kurumuş dal dahi kalsa; tutunmak için bir sebeptir o ..
Demiştim çocukluğumun gözlerine hapsoldum, bakışlarına takıldım kaldım diye .. Bakışların yönünü takip ettikçe daha çok kan kaybediyor hayallerim, geri gelmeyecek zamanlar olduğundan ensesinden izliyorum sesimi çıkarmadan .. Hıçkırıklarım duyulmasın diye öksürüğümün dozunu artırıyorum .. Ciğerlerime işliyor sanki o soğuk rüzgarlar .. Ve ben yine çaresiz nasılsa bir gün anı mezarlığı olacak şeyleri düşünmeden o can alıcı bakışları izliyorum !..
Kilometreler geçiyor, mesafeler artıyor an be an daha da uzaklaşıyorum çocukluğumdan .. Bugüne tutunmaya çalıştıkça kötü yanlarımı öldürüyorum içimdeki .. Kinimden, nefretimden kurtulduğun her an sonsuz kere şükr'ediyorum .. Nasılsa dün yaşanılanlardan
sonra bugüne tutunulmadı mı ?.. Bugün tutunulanların miadı dolduktan sonra yeni sebepler olmayacak mı yaşamaya dair ?.. Elbet olacak, elbet dualarımızdan vazgeçmeyeceğiz .. Hayr'ını göremediğimiz şer'den uzaklaşmak için ipuçlarını yakalayacağız elbet bir yerde .. Yaşadığımızı, aldığımız nefesi, bugünü yarını hayrla donatsın Rabbim diye dualar ederken, aminlenesi yanını gönül kıyılarına teslim edip; emaneti hakkıyla teslim edenlerden olmak temennisini, duasını katıp yanına kabul gören dualardan olmasını dilemek kalır bu aciz bedene !..
GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
08Eylül'14 .. 23:46 ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder