Birşey oldu .. Anlat dense anlatamam .. Kalp ağrısı, iç sızısı nasıl bişeyse .. Öyle .. Öyle bir iç huzursuzluğu kalp ağrısı ki; muhattabı gelse geçiremez .. Küskün çocuklar gibi duvarın dibine oturup ağlansa geçecek belki .. Meşrebimizde yok, fıtrat böyke .. Anlatılsa herkes anlardı elbet; ben boğazıma bir düğüm daha yerleştirmeyi münasip gördüm .. Yutkunmaya derman, anlatmaya lisan yok .. Medet umduğumda oldu bir ses bir nefes birinden .. Anladım insanın en çok medet umması gerekeni yine kendisiymiş ..
Ben hüsrânı öncelerden bilirim oysa .. Hep merak ederim; bir cam kırılması gibi kalp kırıklığı sese bürünse; kulaklar sağır olur mu !?.. Hayal kırıklıkları dile gelse misal; ne kadarını duymayı kaldırabilir insan .. Sessizliğin de sesi var derken yanıldığımı düşünmüyorum hiç .. Sessizliğin bir sesi var duyabiliyorum birşeyler fısıldıyor inceden .. Gece konuşuyor nöbetçisiyle inanıyorum .. Kafa sesi hükmedebilse vücudu nereye kadar kısıtlanabilir ?.. Birkaç saniye önce zihinden geçen şeyler kağıda dökülürken; unutma hızı nasıl çabuk olabiliyor ?.. Birbiri ardına sorular dizilirken hepsi nasıl cevapsız kalabiliyor ?.. Kuru gürültünün içinde kendini nasıl dinleyebilir insan ?..
" 10 dakika bekle geleceğim dedi, 20 senedir 10 dakika geçsin diye bekliyorum .. " diye bir replik çalındı kulağıma .. Sanki günümün ihtiyaca binaen karşıma çıkması gereken şeyiymiş gibi .. Beklemek sabr'ı öğretirmiş bunu idrâk etmek epey zamanımı almıştı .. Beklemek sabr'la birlikte olgunlaşmayı da öğretiyormuş .. Zamanla öğreniliyormuş duvarlar örmek, birden inşa edilemiyormuş bina .. Devrilmek, yıkılmak, parçalarından ayrılmak sonra yeniden bütünleşmek .. Zamanla alışırsın denilen zamana kazınanlar yanına kâr kalıyormuş .. Her yeni, eskinin değerini bilmek için ambalaj .. Hep sonradan gelen daha çok yorarmış .. Bir sonraki hep daha ağır yenilgiymiş .. Öğrendim ki diyebilmek için her bir uzvundan birşeyler feda etmek gerekmiş .. Şairliğin şanındanmış üstü kapalı cümleler .. Ciğerini, kalbini söküp ortaya koymuşsun, âh yazık denilip, okuyup geçilmiş ..
Bilmezdim .. En sağlam dost'un en ufak tökezlemede yere kapaklanırken, sırtından vurmayı beklediğini .. Bölüştüğün her ekmek kadar ihaneti saklarmış içinde .. Öyle güzel izole, öyle güzel kamufle ki güzelliğinden nefesimiz kesilmiş ..
Ve ne de güzel öğrettiler :
Böyle güzel dostlarımız varken; düşmana gerek olmadığını .. Sırrı'n, vefa'n olanlar hariç yüreğimizde büyütmüşüz en güzel düşmanları ..
Sanırdım ki .. İçimde en ufak kırıntısı olmayan nefret insanlarda da yok .. En büyük yalan olduğunu öğrenmiştim; herkesi kendi gibi bilmenin .. Yalanın yalanı olduğunu da gördüm .. Sığındığıma sığınıyor sanırdım birilerinin de lâkin sandığım birilerinin arasında da bazıları kalmış .. Her bildiğim biri, bazısı kategorisine de girememiş .. Kulaklarım yanlış görmüş, gözlerim eksik duymuş .. Ve öyle güzel kulaklarımla görüp, gözlerimle duymuşum ki bu kadar olur ..
Kütüphaneler kitap yığını, yalnızlığın dert ortağı bilirdim, arada azınlığı okunmuşlarla, okunmamış onlarca kitap dizilmiş yan yana .. Gözüne çarpanı alıp eline, okuduğunu anlamadan ilerledikçe anlaşılamayan her cümle kadar ayıp edilmiş olur her kitaba .. Yazanına, kahramanına başlı başına ayıplar silsilesi .. Telefon rehberine göz gezdirmeye kalksa o anlarda insan, neden kayıtlı olduğunu bile hatrlamadığı yüzlerce isim alfabetik sırayla .. Sık görüşülenler iki elin parmağını geçmez .. En çok sesini duymak istediğinin numarasını çevirir, o telefona en ihtiyaç anında cevap verilmez .. Çünkü en ihtiyacı olanla telefonda konuşacak kadar rahat olamaz insan, rahat konuştuğuyla da yüzyüze geldiğinde gözlerinin içine bakamaz ..
Birşey oluyor son günlerde .. Anlat dense anlatamam .. Öyle bir iç sızısı, kalp ağrısı, huzursuzluk ki; sebep sorulsa göstereceğim bir sebep yok .. Ya da içinden seçemem asıl olanı .. Alnımda damla damla biriken ter, vücudumun buz kesmesi, kimse duymasın diye sessizce bağırma isteği .. Birşey oluyor sebebi yok .. Olduğum yerlere sığamıyorum .. Bir ses inşirah olsun içime .. Birşey oluyor sebebi başlı başına ..........
GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
10Mayıs'16 .. 21:17 ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder