9 Aralık 2015 Çarşamba

.. ÖYLE BİR KOKU Kİ !..

Öyle bir koku ki; insanın burnunun direğini sızlatıyor .. Öyle yerlere fırlatıp atıyor ki; geçmişin en derin yerlerine saklanıp kalmak istiyorum .. Saklandığım yerde kimse bulamasın, gölgesinde sığındığım ağaç korusun istiyorum ve şefkât göstersin saçlarımı okşasın dallarıyla .. En mutlu anda dâhi bir korku kaplayıveriyor içerimi .. Gülümse diye bir şarkı değdiriliyor gecemin en karanlık yerinde gönlüme, en sevdiğim isimlerin başında olan birinden, onun parmaklarından ulaşıyor, " gülümse " diye düşünülerek ve nedendir bilinmez ağlatıyor o içli ses .. Duraksamaya bile zaman kalmadan, peşpeşe düşerek ıslatıyor damlalar yastığı .. Bileklerimde ya o koku halen, içime işlesin diye derin derin çekiyorum, paramparça oluyorum sanki, tüm hücrelerime nüfuz ediyor yavaş yavaş, en derinlerde saklıyorum .. 





Korkulu rüyaların sabahı gibi hep .. Bir sabah uyanacağım ellerim kalbimde kalıverecekmişim gibi, sevdiğim biri ardına bakmadan çekip gidecek gibi .. Oysa çok uzun zamandır kaybetmekten korkacak kadar çok içerime alıp, sevmedim ben kimseleri .. İnci tanesi gibi dizdim gönlümün en güzel yerine sevdiklerimi .. Zorlu ne kadar süreç varsa hepsini yaşayıp, kanlı savaşlardan mağlup olmaktan kurtulup, kâr tuttum onları kendime .. İyi günüm, kötü günüm olduğunda bir gel demem yetecek, ihtiyaç anında yanıbaşlarında biteceğim özelliğini başta tuttuğum isimler .. 



Ve tabi kapılarını kapattığım, duvarlar ördüğüm bir yeri vardı kalbimin .. Öyle ki; bazen duygularım mı köreldi diye kendimden şüphe etmişliğim de vardır o mevzuya dair .. Daha öncesi ne durumdaydı şuan bilmekte zorlandığım ki zaman aşımı yaşamış yeri işte .. O kısımdan sızabilen de üç beş günlük düşüncesiyle olmadı .. Yavaş yavaş inşa gerekir oraya bilindiği gibi, sağlam temeller atmak gerekir de; bir kaybetme korkusu düşerse içe işte o fena .. İlk düştüğü an hele nefes aldırmaz, boğazına yapışıyorlarmış gibi hem de .. Kötü birşey olacakmış gibi bir his .. Öyle bir his ki; merak ediyorsun, ettiğin kadar da ulaşma mesafende değil .. Tüm kötü senaryolar geçiyor zihinden anında .. Kaza yaptı, tüp patladı, düştü bayıldı vs vss ne kadar kötü senaryo varsa peşi sıra işte .. Haber alabilme mesafende olsun istersin, gözlerinin mevzisinden çok uzaklaşmasın, sen bir gitmek isterken o sana on adım gelsin, yalanlar söylese de seni üzmemek için söylesin bir tek .. Takıntılarınla kabullensin, uykusuzluğun tavan yaptığı noktada eziyet çekmektense seninle keyif almayı bilsin .. Seninle sen gibi olabilsin, darlamaktansa; birlikte nefes alabilmeyi başarsın .. Yapamayacaklarını vaat etmektense, olanlarla bir gelecek garantilesin önüne .. Öznenin yerini değiştirince aynı yüklemle dolaylansın cümleler .. İçinden geçenleri sen de onun için hisset .. O zaman işte daha kısa bir mesafede, daha ortak bir noktada buluşulur .. Yükler ağırlaştıkça, hafifliyor sanki varlığını bildikçe .. Güvende hissetmek daha kolay oluyor .. Başını yastığa koyduğunda hayaller kurabilmeyi öğreniyor yeniden .. Garip bir sorumluluk gelişiyor kuralları olmaksızın ve ihlâlini gördükçe daha sağlam toparlanıyor dağınıklıklar .. Yıllardır varmışçasına bir alışkanlık oluyor .. Kısa bir süre habersiz kalındığı da pek mümkün olmuyor böylece .. 



Birkaç kez deneyimlediğim kötü anları çağrıştırdı bir koku bana .. Unuttukça kendimden utandığım bir ben buldum .. İnsan ne nankör aslında .. Kilidi en sağlam yerine kilitliyor bazı şeyleri ve ne garip unutuyor da bir zaman sonra .. Ama kokular, nesneler, eşyalar, isimler dalga geçmeyi biliyor kendi dillerince .. Bir lisanı yok halbuki eksiklik duygusunun .. En komik şeyde bile hissediyor insan .. Tamamlanmaya çalıştıkça bir de kendini koruma iç güdüsü devreye gidiyor .. Tam teslim olacağım derken toparlanıp, şurda gizli bir kartım daha var deyip açıp onu gösterip hedef şaşırtabiliyor .. Hedef şaşırttıkça heyecan birikiyor içinde paylaşmaya dair .. O zamanlarda da gülümsemeye meylediyor içerisi istemsiz ve saklanma gereksinimi duymadan .. 




Bir iç dökümü mesafesinde, süresinde oysa benim kendime gelişim .. Bir terapi gibi, yenilenme süresi . Muadil ilaçlar kullanmadan, direk vücuda zerk edince başlıyor etkisini göstermeye .. Ahdım olan mevzular yanına, mutlu olduğum zamanları dizdim .. Değişime göz gezdirdim duvarların yıkılmasından beri .. Daha kendiyle barışık bir insan olmanın yanında, tahammül gösterilebilir insan olduğumun mutluluğunu da yaşadım .. Dünya döndükçe büyük acılar yaşanıyor birçok yerde, benim derdim tasam merak etmek olsun .. Ordan teselli vermezse Rabb'im daha başka, akla gelmeyen yerden teselli veriyor kuluna .. Eğer doğru yoldaysam, doğru kişiyle adımlıyorsam o yolu; kalemi kırmaya bir adım daha yaklaşmışım demektir .. Ne zaman ayaklarım kesilir mutluluktan o zaman efkâr kalemini kırar, mutluluk yazıları yazarım .. O zamana kadar biraz daha kendime tahammül eşiğim artacaktır elbet .. " Siz o gün bayramı kutlamayı görün .. " deyip uyku öncesi en güvenli, huzurlu, saf kısmı hayallerim ve rüyalarıma teslim edip, uykunun kollarında derman bulmaya gidiyorum .. 




GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR .:
10Mart'15 .. 04:32 ..










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder