24 Aralık 2015 Perşembe

.. SEN HEP BIRAKTIĞIM YAŞTASIN !..

Hayattaysan, yaşıyorsan biliyorum ordasın .. Duyamam sesini, acılarında boğulduğum gözlere değemez artık gözlerim, bir muhabbete hasret tüketiriz ömrümüzü .. O gün öldün varsayıp, bıraktığım yaştasın, ne acı  hep öyle kalacaksın .. Neresine hüzün oturmuş bilemem gözlerinin, alnına yazılmış yazgının izlerini takip edemem, kör karanlığına teslim olduğumuz gecelerin hesabını soracağımız adres bir değil .. Ne zor sabahına birlikte kavuştuğumuz gecelerin katran karasına yek vücut katlanmak .. Ne ağır boğazına düğümlenenleri yutmak zorunda olup, kimselere söyleyememek .. Çikolata kaplı hüzünleri ( ki nasıl olduğunun tarifi mümkün değil ) yokedecek en ufak umut ışığına birlikte tutunamamak .. Hep acıyı örtbas eden şen kahkahalar atmak zorunda olmak .. Adam olmaya çalıştığın yerden defalarca kırılmak .. 




Âh !.. Âh'lar biriktirip, yine ıslak bir şehrin kör karanlığından bilmediğin, anlamayacağın bir dilde suya yazı yazıyorum .. Korkarım karanlıktan, düşmemek için kuytusuna, ayazına yakalanmamak için kendimle bir savaş meydanındayım .. Vicdan terazisinde yenik düşmek .. Savaş olmayan bir meydanın orta yerinde silahsız, savunmasız kalmak .. Ahir ömrü'n demlenmeye yakın yerlerinde, kıyılarına vurmak gönlün .. Sandalların batık yanında yer aramak, kazananı olunmayan hayatın hep kaybedilen yanında .. Rüyaların kabusa döndüğü yerde uyanmaya çalışmak, bedenin can vermeye yakın, ruhun tanıdığına, bildiğine koşar adım bağımsızlığını ilân .. Ruhumun devrikliği, kelimeleri de ele geçirmiş af buyur .. 





Ağlama .. Merak etme, iyiyim .. Daha iyi günlerim olduğu gibi, kötü günlerden bir adım öndeyim .. Güçlü olmak değil, güçlü görünmeyi marifet bildiğim için içime akar yine gözyaşlarım .. Diktim gözlerimi uçsuz bucaksız mavilikleri göreyim diye, yüksek katlı binalara çarptım .. Bir yıldız pusulam olsun diye gökyüzüne çevirdim bakışlarımı, ne çare ?.. Siyaha boyanmış mavilikler .. Peki sen ?.. İyi misin söyle .. Yeter ki sen bir nasılsın diye sor, ben iyi olmaya sebepler bulurum .. Ya ben soramasam da, sormuş varsayıp, iyi olmaya sebepler bulur musun ?.. Hedefi şaşırtmadan, umudu yoksaymadan, içi karartmadan yine geldim kapına deyip, gönlümün en masum yanına bir bağdaş kurar mısın ?.. 







Yeter ki adaletine yandığımın dünyasında, nefes alıyor ol şuan .. Kaybetmenin dehlizlerinde gidip gelirken, nefesinin kesilmiş olduğunu bilmek ağır gelir .. Sen hep bıraktığım yaştasın .. Ölüm soğuk yüzünü göstermemiş olsun, dalgalar vurmamış olsun hayatının falezlerine .. Sığınığına saklanmış ol, dalgalarla boğuşacak gücün her zaman var bilirim .. Takdir-i ilâhi'nin tevafuk'una çakılıp kalmayayım yeter .. Çünkü, ara sıra bazı bazı yaşadığını bilmek bile güven verir bazısının .. Kendimi bile affettim ben, her şartta seni de affettim .. Ruhumun olgunlaşmayan yerlerini, zımparalarla aşındıra aşındıra kazıdım, parçaladım, törpüledim .. Adresi bilmesen de yürekten bir dua gönder, kalbim titrer benim .. Hem neydi ?.. Elestten ruhun ruha tanıdıklığı .. Hepsini ezber ettim yokluğunda, diz çöktüm gerçekliğin acı yanının karşısında .. Başka özneler verip, gizli özne sen tuttum masum yanımda .. Sorulsa adın, düşmez dilimden; yasak ettim olduğum yerlerde anılmasını .. Sahi adın neydi ben bile unuttum .. Her insanın olduğu gibi, kadar şizofren yanımın baskın geldiği yerlerde itiraf ettim " sen " diye .. Yalanlar söyledim, biriktirdiklerimi kimseler duymadan anlattım sana .. Bir kere geçince yokluk hırkası bedene; buz tutmaz, çelik geçirmez oluyor .. Medet umdum bir yerlerden duyar mıyım nasılsın diye .. Bilmediğim yerlerde senden bir iz aradım, ardım sıra bir iz bile bırakmadım yolun bana çıksın diye ..





Her neyse .. Hiç duymamış, görmemiş, hissetmemiş gibi yap sen .. O şerbetten iç benim gibi .. Acıtmasın geçmiş canını .. Anıları bir yana, yaşan(a)mamış güzel günlerin hayalini başka bir yana bırak .. Bir şehri, bir hayatı, bir ömr'ü geride bırakmışlığımın diyeti olsun başa gelenler .. Bedduası değenlerin karşılığı böyle son bulsun .. Yine de göremezsem, karşılaşmazsak bir yerlerde iyi olduğunu varsayacağım .. Bin yıl geçse üzerinden sen hep bıraktığım yaşta olacaksın .. Olur da yaşlanacak kadar yaşayabilirsem bu ömr'ü, bıraktığım yerde, zaman da anlatırım seni .. Gelsin yıllar üzerimize ben kaçtığım, sen olduğun yerlerde huzura erelim .. Merakla bekliyorduk son'u .. Sona eremeden, bitmiş gibi görünen, yarım kalmış bir hikâye'nin artık yoksayılan kahramanları olduğumuz bence malumdur !.. 







GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
24Aralık'15 .. 03:20 .. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder