Aslında sandığın gibi döktüğüm satrların hiçbiri sana dair değildi !.. Hiçbir satr'a sığmayacak kadardı, uluorta ifşa edemeyecek denli büyüktü sol yanımda varlığın .. Ağır imtihan olması da ondandır belki .. Gizli kalmalı bazı sevgiler, gizemli olmalı insan biraz .. Siyahlarla örtmek gerek, ona değen hiçbirşeyin rengi belli olmasın diye .. Dillendirmedikçe büyüttüm içimdeki sevgiyi .. Kirlenmesin adın diye müsaade vermedim ağızlarına almalarına .. Uzak tuttum olduğum yerlerden, düştüğüm kuyulardan, karanlık gecelerden .. Aydınlatmak için varoldum hayatında karanlıkları, arındırmak için kirli yanları .. Ne kadar üstüne titredimse, o denli büyük oldu acısı .. Gizemli bir yanı olmalı insanın ya; sevdiğini de düşürmemeli herkesin diline .. Kaç geceyi sabaha vardırdık birlikte, ne dar zamanlara sığdırdık birbimizi, doymak diye birşey yok sevgide hep açlık duyuyor insan yaşamadığı günlere, özlem duyuyor gelecek zamanlara .. Vuslat olur mu bilinmez derdim öncelerden, şimdilerde vuslatımız yok bilirim ..
Yağmur da yok bu gece uzağında olduğum şehirde .. Gökyüzüne bakıyorum tek yıldız da göremiyorum .. Dinlediğim frekans durmadan kesiliyor, en güzel şarkılar yarım kalıyor gene bizim de yarım kaldığımız gibi .. Aslında ayarlayamayacak değilim ama uğraşmak bile gelmiyor içimden .. Bir başından bir sonundan işte kendi hikâyemi görüyorum bu gece de .. Hiçbirşey tam değil .. Kahvemin yarısı da duruyor kırmızı kupamda ilk anını anımsatırcasına, kıyamadım tamamını içmeye yada daha fazla değsin istemedim o kupa dudaklarıma ..
- İnsan bir sabah uyandığında en sevdiğinin artık hayatında olmayacağını yada öleceğini bilse; son gecesini son anlarını nasıl geçirir merak ederim hep .. Daha çok sesini duymak hatta sesini öyle kaydetmek ister ki hiç duymayacağı günlerde kulağında çınlasın diye sanırım .. Yüzünün her bir yerini, noktasını hafızasına kazır, eğer bir gün unutursam diye korkar sanki .. Bilirim ki; zamanla fotoğraflarda avutmaz insanı .. Özlemek gün gün bir parçanı feda etmektir .. Ruhunu, kalbini, elini, kolunu, benliğini; zamanı geldikçe vazgeçersin bir uzvundan .. Özlemekten ölen yoktur belki ama gün geçtikçe yer, bitirir, tüketir .. Acaba bugün en sevdiklerimden birine veda vaktiyse; ben uzaklardayım, ne sesini duyacak kadar yakınım birilerine, ne de son cümlelerini okuyacak dermanım var, yüzünün haritasını hafızama kazıyacak imkânım da yok .. Yine özlemek olur sonrası, tüketir öyle böyle .. -
Sesimin titrediği zamanlar bilirim hatrladığım sesin sesime değdiğinde, sana daha çok söz hakkı verip, dinleyen taraf olmam ondan mıydı ki ?.. Yada söyleyecek şeylerim yok muydu hiç ?.. Her bir cümle kuruşun, tonlamaların herşeyi kaydetmeye mi çabalamışım zihnime .. Bir aradayken; gözlerimi gözlerinden kaçırmam neden ola ki ?.. Yüzünün her bir hatı'nı hafızama kazıdığımı sanırken; neden gözümün önüne gelmiyor ki görüntün ?.. Fotoğrafları da nerelere dosyaladım kaldırdım, sakladım kendim bile bilmiyorum baksam ..
İstedim ki, bir yerlerde iyi olduğunu bileyim görüşmesek de hiç; ömürlük olsun hatta sonrası da .. Duymasak da sesimizi arada iki satr muhabbet edebilelim .. Bir gün karşı karşıya geldiğimizde acıyla değil, özlemiş olarak değsin gözlerimiz .. Neyi başaramadık da böyle oldu ?.. En acısı da ne biliyor musun ?.. Kızabilmek isterdim sana, sitem edebilmeyi, kırgın olabilmeyi en azından, içim acısın da olurdu .. Ama hiçbirini başaramadım, çok çabaladım ama olmadı .. Yapamadım .. Bugün de sayende kendimi affedemeden uykuya dalacağım .. Adın bile düşmüyor artık dilime .. Eyvallah olsun !..
GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
24Ekim'14 .. 02:19 ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder