15 Ekim 2014 Çarşamba

.. KİŞİSEL TARİHİMİN İLK VE SON DERİNLEMESİNE ŞAHSİ "BEN" İÇ DÖKÜMÜ !..



Yorgun zamanlar ardına gelirmiş güzel günler .. Kara bulutları yarıp gelen güneş ısıtırmış insanın içini .. İliklerine kadar hani .. İliği, kemiği muhtaç kalırmış bir damla güneş ışığına .. Öyle sağanak yağışlı geçti ki son zamanlar, bir damla güneşe hasret beklemiş içerim .. Yangında kurtarılamayan yanlarından geri kalan köşeleri tutmuşum çaresiz .. İlk kurtarılacakları bile listeyememekten sebep sanırım, tek parça kurtaramamışım dahası da kül oluşuna şahitlik etmişim ..



Çok konuşan biri değilim yazdıklarıma bakınca .. Daha çok dinleyen taraf olmayı yeğliyorum epey zamandır .. Mağlup olan anlatma zamanlarının bakiyeleri olsa gerek .. Yanlış anlaşılmasın konuşmuyorum derken, gündelik telaşlardan bahsetmeyi seviyorum .. Dertlendiğim vakitler iç alemime başlıyor yolculuğum .. Biliyorum ki; yandığı yerden canımın; yanan birileri yok etrafımda .. O yüzden kaçıyorum kitap sayfalarına ve sığınağım blog'uma .. Kişisel tarih aslına bakılırsa sığınağım .. Bir gün arda kalacak şeylerden .. Gözü değenler var biliyorum bir yerlerde ki gönlü değerleri de iyi biliyorum .. Ara ara dökülenler var mı yeni diye ziyaret edildiği hissediliyor .. Var olsun, gözüne gönlüne kabul edenler ..


Ey okuyucu !.. Bir başka şehrin arka bir sokağında bir binanın katlarından birinde okuyorsun belki bu satrları gecenin bir vakti .. Yahut sabaha varan saatlerde hatr'ına düşüp acaba deyip ziyarete geldiğinde ben uykudayımdır; sen belki bir zamanlar adımladığım şehirlerden birinde günlük telaşlara yetişme zamanlarına yaklaşıyorsun .. Kimbilir hiç nefes almadığım bir şehrin, bir yerinde bu nöbetin sonu nereye vardı deyip bir banka oturup aralıyorsun satrlarımın aralarını .. Belki birbirimizin hayatına değip geçmişizdir bir vakit; acaba yaşıyormu diye merakından arayıp sorma cesareti bulamadığından gelmişsindir sığınağıma .. Koşuşturmacaların ortasında kalıp bir an aklına, gönlüne düşmüş de olabilirim ki en müsait anında buraya uğramak için düşüncelerini savmaya çalışırsın .. O kadar yoğunluk vardır ki; birkaç saat, birkaç gün, belki birkaç hafta aklının ucuna gelmez buraya uğramak ama elbet buluşuruz biryerlerde .. Sipariş ettiğin bir Türk kahvesini bekliyorsundur misal; derinlerden bir şarkı sözü duyarsın benim gibi hissetmişti bir zamanlar diye için sızlar ve istemsizde olsa yüreğin getirir seni Gece Nöbetinden Mektuplar'a ..



Nerde olursan ol ve ne şekilde çıkarsa çıksın karşına bu satrlar; ortak birşeyler var geçmişimizde be okur .. Ne kadar kabullenmek istesek de istemesek de .. Yoksaymaya çalışsak da; unutamasak da .. Bir yerlerde hayatlarımızın kesiştikleri oldu elbet ama sesimizin, gözlerimizin değmediği ve burda olduğumu bilen, orda olduğunu bildiğim nefes alanlar var .. Kişisel tarih demiştim ya; aslında hep bir özlem, bekleme, sitem, âh vs vss satrları okudun yer yer .. Ve bazen sanırım yazan, benim yürüdüğüm yollardan yürüdü, hissettiklerimi hissetti diye düşündüğün zamanlar da, yada yaşadıklarımı nerden biliyor diye şüphe ettiğinde .. Herşey bi yana; inanıyorum ki bir gün ihtiyaca binaen yollar kesişir öyle yada böyle .. Sen kısmetli olanlardansın belki, bu mektuplara ilk zamanlardan beri gözün değiyor, belki yazılırken şahit olmuşluğun var, kimbilir en samimi hallerine değdi gözün gönlün, eskaza denk geldiğinde olmuş olabilir .. Hiç kimse okumasa da benim bir sığınağa ihtiyacım var diyerek çıktım ben yola ki hiç kimse okumasa da olurdu .. İç dökümlerimi yazmaya başlamıştım ben .. Bu yolda şaşırtıcı şeyler yaşadığım çok oldu .. Orda biri vardı ve iç dökümlerime ortak oluyordu .. Bunu bilerek devam ettim ama okuyan birileri var diye kendimi kısıtlamadan yazmaya devam ettim .. Tüm bunları nerden biliyorum'a gelince .. Zaman çok, mesafe uzun oldu katedilen .. Bir yerlerde kesişti yollarımız var ve bunun bilinciyle yazıyorum ey okur !..




Azı hayatımda oldu okurların .. Çoğu hiç tanımadı yazanı .. Merak edildi belki ama o aradaki saygı muazzamdı .. Rahatsızlık vermeden dile getirildi çoğu şey .. Ki eyvallah'ımın en büyük kısmı zarif okuyanlara .. Ben kelimesi daha ziyade ortak hissettiklerimizin 'biz'in yerine geçen özneydi .. Oysa yaşadıklarıma şahit olunur, hissedilirken sadece ben değildim biliyordum .. Başta söylediğim gibi kişisel tarihimde özele dair şeylere yer vermedim hiç .. Gizem katmak değildi amacım ama en yakınlarım bile bilsin istemedim ki çoğu hâlen bilmez, sığınak olması da boşa değildir .. Nedeni çok basit aslında .. Güçlü bir imajın ardında olanları görsünler istemedim belki, güçsüz kaldığım zamanları yakalasınlar istemedim .. Çünkü bu hayatın bana öğrettiği en önemli şeylerdendir; insanı en çok en sevdikleri üzebilir, kırabilir, yıkabilir ve en önemlisi de hiç üstüne alınmaz bunları yaparken .. Farkında olmadan yaptığına inanırsın ama bir gün anlarsın ki; canın en çok ordan yanmıştır .. Ve ne kadar doğru karar verdiğini bir kere daha anlarsın .. Herkes gibiyim oysa bende .. Günahsız, hatasız değilim ama biraz detaycıyım sanırım .. O yüzdendir önceki zamanlarda kırılganlıklarım, alınganlıklarım .. Belki en büyük hatam; bir süre kendime kalıp, sorunu idrak edip, kendi içimde çözdükten sonra karşımdakiyle konuşmaktı .. Artık öyle yapmıyorum da, benim içimde kalacağına karşımdakinin yüzünde kalsın belki utanır düşüncesindeyim .. Tüm bu değişimin sebebi de milat zamanımdan kaynaklanmakta .. Son zamanlarda hafızamın azizliğine çokça uğramak, ilerde hatrlayabilmek için, bir yerde izi kalsın istediğim için dökülmekte sanırım bu satrlarda .. Ve gariptir hissetiklerim paylaştığım birkaç kısa satrdan ibaret ve anlattığım, konuştuğum, ailem dahil olmak üzere çok fazla kişi olmaması; şahit olanları saymazsak tabi .. Yine düşünmeksizin, gönlümden geçtiği ve hissettiğim gibi ve şekilde, rağmen yazıyorum ..



Ekim ayının sonuna denk düşer kimlik doğumum .. Ama sorduklarında artık 14Ağustos'u ikinci doğumum diye söylüyorum .. Kimine komik, kimine saçma belki aptalca, yersiz, abartı geliyor olabilir ama benim yaşadığım ve iç alemimdekileri düşününce; paylaşsaydım eminim anlaşılırdı yeniden doğum olayı .. Ama yine buzdağı kısmının arkasında kaldı hissettiklerim, sevgimi belli edememe gibi acımı yaşama olayım .. Çünkü güçlü görünme olayı var ya serde .. Düştüğümü görsünler istemediğimden, kaçtığımdan, saklandığımdan, gizlendiğimden, dalgaya aldığımdan, basite indirgediğimden .. Ben birşeyin çok farkındayım; Allah'a şükürler olsun ki; Allah büyük, derdim küçüktü .. Çektiklerimden kat kat fazlasını yaşayan insanlar var .. Onun idrakına varmam elbet kolay olmadı .. Ama vardıktan sonra hep basite indirgedim, kolay atlatacağına inanmaya çalıştım öyle olmasa da ..



İç dökümlerinin bazı gizli satr aralarında yansıtmışım yeri geldiğinde şimdi geriye dönüp baktığımda, okuduğumda anlıyorum .. Dualar istediğim olmuş, bir güç hissetme işareti görmeye çalıştığımda .. Bir buçuk yıldan fazladır mücadele halindeyim .. Kendimi bildim bileli aslında baş ağrıları olan, şiddetine alıştığım kronik ağrılarla baş etmeye çalışan yapım var .. Annemin dediğine göre; okul çantamı hazırlarken; kitap defterlerimden önce ağrı kesiciler alırmışım yanıma .. Ki ağrı eşiği düşük bir insan değilimdir, kolayına ağrım var demem, demezmişim .. Doktorların teşhisi, tanısı, tedavi şekli birazcık farklı olsa da genel olarak migren tedavisiydi .. Bir kırılma noktası olur ya herşeyin .. Benimde öyle bir günüm oldu .. Boynumda bir süre varlığını hissettiren, gün geçtikçe büyüyen, gözle görülür duruma gelince doktora gitme ihtiyacı hissettiğim kitleyle başladı herşey .. Klasik mr'lar, tomografiler vs vss .. Lenfoma testi için gün beklerken, o sıralarda bir gün, asıl aleme göç eden bir dostumla yaptığım ciddi bir telefon görüşmesi ve duyduklarımla beynimden vurulmuşa döndüğüm bir sıkıntının neticesinde geçirdiğim rahatsızlıkla acil serviste bulmuştum kendimi .. Serumlar, enjeksiyonlar, geçmeyen ağrılar .. Genel cerrah, beyin cerrahı, psikiyatr eşliğinde tetkik sonuçları açıklandı bana .. Beynimde bir tümörden bahsediliyor, ağrı merkezlerine baskı yaptığı ve tedaviye başlanılmazsa bir ay yaşarsam şükretmem gerektiği anlatılıyordu ama beynim uyuşmuş durumdaydı sanki, hareket kabiliyetimi kaybettim, yerimden kıpırdayamadım bir süre .. O koltukta ahir ömrümün en çaresiz gününü yaşadım .. Kemoterapi, radyoterapi, lazer tedavi vs vss hepsini sırayla anlatıyorlar ben öylece dinliyorum .. Düşünmek için süre isteyip, müsade isteyip hastane kapısından çıktığımda herşey donmuş gibiydi .. Yüzleşmem gerekiyor ama neresinden başlayacağımı bir türkü bulamıyordum .. Olduğum şehirden ilk otobüse bindim gittim .. Gece boyu düşündüm .. Tedaviyi reddetmeye karar verdim kendi içimde .. Ama hayata bağlanma sebebim; erkek kardeşimin sesini duyunca değişti herşey .. Daha çeyrek asır yaşamış bir insanım, geri kalan zaman ne kadar olursa olsun yaşamak istediğim şeyler, hayallerim vardı herkes kadar .. Pılıyı pırtıyı toplayıp, sağlık sektörüne hizmet eden ablamın yanına gidiyordum çaresiz .. Takdir edilir ki; enkaz haldeyim .. Ne yapacağımı bilemez halde .. Yavaş yavaş tedavi araştırması yaparken, doktor doktor gezerken bir yandan da veda turları atıyorum en sevdiklerime onlara hissettirmeden ..




Kaç hastane, kaç doktor, kaç tetkik yapıldı bilemediğim çaresiz zamanlar sonrası .. Ve ilerleyen dönemde asıl sorunun tam olarak beyinde değil, iç kulakta doğuştan kaynaklanan enfeksiyonun zamanla beyinciğe kadar yayıldığı .. Umutsuz, çaresiz gidilen her kapının yüzüme çarpılması .. Yavaş yavaş tükenirken umudum, edilen duaların yüzü suyu hürmetine, ettiğim bir hayr'ın karşılığı sanırım, olmadık bir yerden bir aydınlık belirdi karanlıkta .. Başkente vardı yolum Hacettepe Üniversitesinde .. Daha gidecek yer kaldı mı, çalacak kapı kaldı mı bilmiyorum ama en son yolun oraya düştü .. Beyin cerrahı yapılacak operasyonun kendisiyle alakalı olmadığını ama gerekli görülürse ameliyata gireceğini söyleyip, Kulak Burun Boğaz cerrahına yönlendirdi .. Aşamalı olarak her yönünü anlattı operasyonun .. Ve tarih alındı .. Tabi o süreçte gireceğim ameliyatın risklerinin boyutunda az biraz haberdardım .. Korkum elbet vardı .. Ama en kötü çözüm, çözümsüzlükten iyi inancına vardım .. Rabb'ime güvendim, inandım, duamı eksik etmedim ..
14Ağustos .. Tüm tetkikleri tamamladım, imzayı attım ama ameliyat sonrasına kadar bilmiyordum ölüm belgemi de imzaladığımı .. Yanı sıra riskleri de tabi .. Doktorumun beni rahatlatmak için kolay geçecek birkaç saat dediği ameliyata girerken son duyduğum şeylerdi, istersen vazgeçebiliriz cümleleri .. Son söylediğim de ben önce Rabb'ime sonra size güveniyorum hocam deyip girdim ameliyata .. 6 saatten fazla bir zaman kalmışım .. Gidip gelmişim birkaç defa ama yaşayacağım vadem varmış ki; tutunmuşum yalan aleme .. Tıp dilinde öncesinde korkmayayım diye anlatmadığı, yaşayarak öğrendiğim çok şey oldu .. Arada öldü sanılıp, ekrandan adımın silinmesi, ameliyat sonrası uyandırılamamak gibi ayrıntılı süreç .. Yediğim serum sayısını görevli hemşirelerin bile sayamadığı, kol, el dahil damar kalmadan morfinciler gibi mosmor eller, kollar .. Operasyon boyutu; kulak arkası kesiyle başlayan çeneden, beyne yayılan enfeksiyonun temizlenmesi, eriyen kemiklerin onarımı vs vss birçok ayrıntı .. Hacettepe gibi bir hastanede ana bilim dalı başkanının meslek hayatının en zor ameliyatından çıktım Allah'ın izniyle .. Sonrası oldukça ağrılı, sancılı .. Ameliyat sonrası 6 ay iyileşme süresi .. Ki hemen hastaneden çıkmayıp, kalsam sürecin bir seneyi bulması ve sonrasında ameliyatın tekrarlanması durumundan dolayı; en dirençsiz halimle bile direndim .. Narkoz etkisi bir haftayı falan hiç hatrlamıyorum .. Öncesini hayal meyal .. İsimleri bile hatrlayamadığım çokça .. Hâlâ çiğneme fonksiyonum yok .. 46 kiloya kadar düştüm .. Operasyon sonrası kan değerlerinin normale dönmesi için tedaviler, demir eksikliği, B12 takviyeleri bir sürü teferruat şu aralar .. Esneyebilmek, hapşurabilmek, duşa girebilmek ne büyük nimetlermiş .. Hâlâ da hislerim yok tabi yan etki olarak .. Nefes alabildiğine her an şükreden ben öyle ufak şeylerin bile kıymetini öyle bir anladım ki .. Bundan sonrası kalan 4 ayı inşallah sorunsuz geçirmem gerekiyor, sonrasında beyinde kalıntıların ne durumda olduğuna bakılacak .. Dileğim, duam temizlenmiş olsun .. Yoksa yine yorucu bir süreç bu dirençsiz bedenimi bekler .. Ama Allah büyük zoru atlattım o kısım da sorunsuz olur ..



Yaşananlar kısaca böyle .. Ama en çok göz ardı edilen durum psikolojim .. Bilenler bilir, yada göremeyenlere dipnot olsun .. Ben şımarık çocuk ilgisi bekleyen biri değilim, ki en ağır dönemlerimde bile hastalığımı kullanan biri olmadım, birçok kişinin haberi bile olmadı sadece en yakınlarım bildi .. Ama daha önce de dediğim gibi ben en zor imtihanımı verirken, en yakınlarım o imtihanı veremedi .. Hislerime gelince, konuşsam neler söylerim de edebimi bozmak istemiyorum .. Kırgınlığım, kızgınlığım kötü sözler söylememe sebep olabilir .. Bir yerlerde iz kalsın, şükretmekten vazgeçmeyeyim, nefesimin kıymetini bileyim isteyip; paylaştığım resimler, yazdığım cümleler için hastalığımı kullandığımı, abarttığımı, ciddi birşeyin olmadığını iddia eden ve utanmadan bunu dile getiren isimler, dilerim imtihan olduğum yerden imtihan olmazsınız .. İleride çoluğunuz çocuğunuz olduğunda, inşallah evladınızla sınamaz Rabbim .. Ben hâlâ en ufak kötü bir yorum yapmayıp, yine sessiz kalıp, gönlümü bozmadığım halde; ağzından böylesi cümleler düşürenler âh'ım asılı boynunuzda .. Bir değil, iki değil, üç beş kişiye değil; herkese tek tek cümlelerim .. Ben en zorunu yaşamışım, o süreçte yanımda olma cesaretini gösteremeyen arkadaş, dostlarımın artık olmayışı da çok dert değil .. Ağır olan kısmı geçti şükürler olsun, ben bu imtihanımı da verdim öyle böyle sonrakiler de geçer Allah'ın izniyle ..



Ey okur !.. Son söz yine sana .. Her nerdeysen, kimsen, nasıl bir hayata sahipsen; bir yaşamış, yazan olarak tavsiye .. Ki nasılsa uygulamaya dönüşmeyeceğinden adım gibi eminim ama böylesi imtihanlara düştüğünde çok iyi anlarsın, bir yerde okumuştum dersin .. Sen hele bir düşmeyegör, ilk darbe en yakınlarından gelir .. Yalnız ayakta durmaya, öyle yaşamaya alış, o gücü kendinde gör .. Şükür ki, idmanlıyım ben o yerden .. Çok dinle, az konuş .. Unutma, gelecekteki düşmanının adı; bugünkü dost hanende yazılı .. Ve son sözümde şudur : " Allah büyük, derdimiz küçük .." Yanında olmayıp, dualarımda her zaman diyenler de bir yer de iğneleyici cümle sıkıştırıyor her dem, her daim .. Canını yakmak için hazır kıta bekliyorlar ..




Kişisel tarih olunca işte, bu denli ayan beyan ilk iç dökümümdür ve son olacağı teminatım vardır .. Bir kişi okuyup, gözünü, gönlünü değdirirse ve en önemlisi bir cümleyi hayatında yer verirse daha da birşey istemem .. Seç beğen al içinden alacağını ve başına gelmeden uygulamaya dök ne olur .. İmtihan olan olsan da; imtihan olanın yakınıysan da; lütfen bir yerinden değsin hayatına bir cümle dahi olsa .. Çünkü herkes vicdanını rahatlatacak bir yer bulur her olayda .. İmtihan olanı haksız çıkaracak bir sürü şey bile sıralayabilir ama bir an sızlayınca içinde bir yerler ve âh'lar değince hayatına "keşke" der ve o zaman o vicdan nasıl rahat eder çarpıp gittiği kapı kendisine kapandığında ?..



Sabr'ına eyvallah be okur .. Ucu bucağı yok işte hissedilenlerin, hâlâ eksik kalan onca cümle var ki; yazılmayan, dökülmeyen, havada asılı .. Onu da yaşayınca anlıyor, öğreniyor insan .. Gerisi sen de .. Okuyan yüreğine sağlık olsun da; kaptığın şeyler olursa, tecrübe etmeden uygularsan işte o zaman da yüreğinden öptüm say !..



GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
15Ekim'14 .. 02:20 ..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder