27 Ekim 2014 Pazartesi
.. BEN KARŞILIĞI OLMAYAN MEKTUPLAR YAZIYORUM; BELKİ MUHATTABI OLMAYAN VE BELKİ HADDİNDEN FAZLA MUHATTABI OLAN !..
Olayın özü tam da şudur ki; insanlar sadece sizi merak ettiği için ve ettiği kadar hayatınızdadır, hayatlarındasınızdır .. İlk duyulduğunda kendini önemli hissettirecek gibi değil yani, gerçekten diğer insanların bilmediklerini öğrenmek için .. Tanışma faslından sonra hızlı ilerler sizinle muhabbetleri, derinlerinizde neler var bilmek isterler, kurcalarlar, didiklerler ve siz direndiğiniz kadar sağlamsınızdır .. Her insanın başına gelir bu durum .. Bir şekilde ilgi alanına girersiniz birilerinin, yakın markaja alırlar sizi sonra, birşeyler çıkarmaya çalışırlar yazdıklarınızın arasından, konuşma eslerinizden .. Bile isteye yapılır mı bilmiyorum, yani yeterince düşünme payı ayırmadım bu mevzuya ama bir yerde bile isteye yapılan noktaları vardır mutlak ya başında ya ortasında ya bitişinde, can yakma kısmına gelindiği zamanlarda da olabilir tam emin değilim o noktadan ..
- Benimle alakalı oldukça merak konusu olan mevzular çok yaşadım .. Şimdi malesef yazılı kısımlarını ayırt edebiliyorum hayatımın ve zihnimin izin verdiğince, birçok kesiti gözümün önüne gelmiyor .. Yazılı olanları okuduktan sonra kafa yormaya başladım gerçi mevzuya .. Öncesinin dayandığı yer de var elbet .. Bir şarkıyı popüler olduğu zamanlar dinlemem, bir kitap bestseller oldu diye de okumam, ilgi alanıma giren şeyler de gizli saklı kalanlardır .. Bunu Şundan dolayı söylüyorum: popülaritesi yüksek, tirajı yüksek kitaplara imza atan bir ismin yazılarına yoğunlaştım birkaç gündür .. Keşfettiğim şarkı, blog, kitap her neyse o günlerde muhakkak paylaşırım değer verdiğim birkaç isimle .. Ama bazen bencillik ettiğim şeyler olur, kendime saklı tutarım ki o deryaya tek başıma dalayım .. Öylelerinden yine .. Eski tarihlere geldikçe okumamda; suretini ifşa etmesi istenmiş yazan isimden ve gönülsüz de olsa ifşa etmiş kendini .. Bir mahlas ardında olmak ne demek iyi bilirim .. Aslında tam olarak gizem çabası içinde olmak değildir adını, suretini ifşa etmemek bana göre .. Yazanın kendini rahat hissetmesi, kaygı içinde yazmaması, acaba diye tereddütle uyuyup uyanmaması için de güzel birşeydir hatta .. Merak ettim mi diye sorulursa yazan kişiyi hiç merak etmedim çünkü yazdığı şeyleri kabullendi benliğim, zihnimde öyle bir portre oturttum .. Bir yerlerde hayatıma değdi belki o isim, belki yolda yürürken karşılaştık, ne bileyim aynı cafede oturup çay kahve içtik, ya da ömür boyunca hiç tanışma olasılığımız olmayacak .. Tıpkı Gece Nöbetinden Mektuplar'a gözleri değen, gönüllerini açanlar gibi .. Ben o yazdıklarını içselleştirdim, hissettim, yaşadım, okurken o gibi oldum .. Ama asla onunla karşılıklı gelme isteği doğmadı içimde .. Yani genel olarak da öyle bir isteğim olmaz insanlara karşı, geleni yaşar, çaba harcamam hayatımda olsun diye birileri .. Olmasını istediklerim vardır muhakkak ama illaki bir şekilde vurmuştur beni de öyle istemişimdir .. Hayatıma bir yerden değecekse de yaşamayı beklerim kapıyı zorlamam .. -
Önce merak edilir işte .. Ki son zamanlarda artık bu durum biraz da sosyal medyanın da verdiği meraktan bence .. Bir zamanlar kıyısından köşesinden içinde olduğum ama artık tamamen hayatımdan çıkardığım mecradan bahsediyorum ki baya zamandır haşır neşir değilim geldiği noktayı pek tahmin etmem çok zor artık .. O mecradan hayatıma değenler oldu benim de herkes kadar .. Bir bilgisayar, telefon ekranından taşınıp bizzat hayatımda olanlar .. En başta olan düşüncem konusunda haklı çıkmayı hiç dilemezdim, hiç istemezdim ama yaşanacağı varmış oldu .. Tabi ki bakıldığında temel nokta, merak edilmem yada o zamanki aklımla nasıl davrandım bilmiyorum ama merak etmem de olabilir .. Şimdilerdeki ünvansızlığımı bir kenara bırakırsak; kendi hâlinde, çapında, elinden geldiğince birşeyler yapmaya çalışan biriydim .. Bir mikrofon ardına geçip sesimi ulaştırırdım bir kitleye, belli bir düzen ve kural olmadan, an neler getirirse yaşadığım .. Suretimi saklayarak ama ismimi ayan beyan kullandığım zamanlar .. Sonra Gece Nöbetinden Mektuplar .. İsmim, cismim, suretim olmadan ne kadar zaman yazdım, çizdim bilmiyorum, hatrlamıyorum da ama sanki çok uzun yıllar geçmiş gibi geliyor bana .. Sesimin ardındaki ben, iç dökümlerimin ardındaki, bide sıradan hayatta var olan ben .. Öyle kimlik karmaşasına düştüğüm olurdu ki korkardım bir selam verenden bile .. İfşa olmaktan değil kesinlikle, sadece hayatıma dahil olunmasından korkardım .. Çünkü benim kendi içimde, kendi halimde, kendi kendime, kendime rağmen hatta kurduğum bir dünya var ki müdahil olunsun, müdahale edilsin istemem .. Kimbilir belki meraktan, belki bir ortak noktadan, belki bile isteye diye bahsettiğim şeyden olabilir insanlar girdi çıktı hayatıma .. Bir zamanlar bir tatil yöresinde geçirdiğim zaman süreci var daha dün dinlediğim .. Eksik parçaları tamamladığım .. Hayatıma gelenler hep bir merakla gelmişler yani .. Sonra derinlemesine, enine boyuna hayatımda olmuşlar ve ben sanki ömürlük garantimiz varmış gibi birşeyler paylaşmışım o insanlarla .. Tabi merakları bitince, hayatımı, yaşadıklarımı gören, öğrenen bir şekilde arkasında bırakmış gitmiş beni .. Çünkü merak edilecek yeni hayatlar keşfetmişlerdir muhakkak, benim hayatımdan alınacak malzeme tamamlanmış, sıkıcı olmaya başlamışım sessiz sedasız uzaklaşmışlar .. Bunları tabi açık yüreklilikle ifade edemeyecekleri için yada kendileri dâhi bunu kabullenmedikleri için açıklama yapma gereksinimi bile duyulmamış ..
Hayatında olduğum insanlardan beklentim çok yüksek değil benim aslında .. Çabuk sıkılan biriyim neticede birşeylerden, daha nedenini bulamadım da bunun .. Nefes almaya sıkça ihtiyaç duyarım .. Belli aralıklarla kendi içime çekilirim .. Üzüldüğüm, sıkıldığım, takıldığım birşey varsa kendi içimde çözmeyi beklerim önce .. Sinirlendiğimde misal 10 dakika kendi halime kalıp sakinleşmeye çalışırım .. Üstüme gelinsin istemem .. Kısacası hem kendim hem karşı taraf için nefes alma zamanları olsun isterim ki bu illa bir sorun olduğunda olması gereken birşey değil bana göre .. Özetle aslında kısa süreli nefes alma ihtiyacı .. Evet bir dönem fazlasıyla kendimi verdiğim oluyor karşımdakine ama kısa sürede kendimi toparlayıp şöyle bi kendine gel sillesi atıyorum hemen .. Çünkü artık biliyorum herkes birşeyleri merak ettiği için dahil oluyor hayatına, sonra içine giriyor ve bir zaman sonra bağımlılık oluyor, bir gün uyanıyorsun yolcun var vedalaşmadan gitmiş ve bir daha geri dönmeyecek .. Sık muhabbetin tez ayrılık getirmesi de denilebilir buna iz bırakıp gidenler için .. Yoksa herkes aynı kategoride değildir neticede ..
Yazarken gevezeliğim tutuyor, konuşurken o kadar değil aslında .. Yazdığım noktalarda kendimi frenlemeyi öğreniyorum yavaş yavaş, daha kısa cümleler kurmayı öğrendim, sorun olduğunu hissetsem de sormuyorum artık benden olanlar haricinde ne oldu diye .. Bana sorulduğunda da çabucak sıyrılmayı öğrendim .. Oysa ne çok şey öğrenmişim son zamanlarda ve ne güzeldir ki artık tek bir kişiye bağlamıyorum mutluluğu da mutsuzluğu da .. Yazarken acısı hafiflemiş oluyor ama yaşarken öyle değil .. Can kırıklarıyla dolu her yer ve ne yana adım atsak bir hüzün çarpıyor sağımıza solumuza .. Göz göze gelmek, bir ses duymak, bir şarkı sözü, bir satr herşeyi an be an yaşatabiliyor tekrar .. Ama yazdığında öyle değil .. Geri dönüp okumuyorum çünkü ikinci defa geçmiyorum üstünden, yazım yanlışlarını bile düzeltmiyorum, tek kelimesiyle oynamıyorum hissettiğim gibi kalsın istiyorum .. Ben karşılığı olmayan mektuplar yazıyorum belki muhattabı olmayan ve belki haddinden fazla muhattabı olan !.. Eyvallah'ımı da düşürmüyorum asla ne gönlümden ne dilimden ne satrlarımdan hamd ve şükr'ümle birlikte .. Eyvallah !..
GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
27Ekim'14 .. 01:16 ..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder