23 Ekim 2014 Perşembe

..EYVALLAH OLANA, BİTENE, GELENE, GİDENE !..




Daha ne kadar buz gibi havada dışarda soğuk içime işleyene kadar otururum bilmem .. Kaç gece daha .. Ne kadar vadesi var bilsem, sabretmekten vazgeçer miyim ?.. Soğumuyor içim .. Soğumuyor bir türlü .. İçerimde yanan yerlere buz yerine ne koysam, merhem niyetine ne sürsem ki sönse içimdeki yangın, geçse etkileri .. Kapanmayan yaralara ne çare buluyorlar, nasıl unutup vazgeçiyorlar hemen ?.. Acı, ağrı, güç eşiğim teste tabi tutulsa birçok insanı solda sıfır bırakacak cinsten diyorlar .. Peki ya şu zihnimin benle acımasız oyunları ?.. Başa çıkmak istedikçe, daha ağır yerlerden vurgun yemek ?..


Kalbi ağrır mı insanın en mutlu anlarında dâhi ?.. Bir eksiklik olur mu gülüşünde .. Şükr'ü daimken, aldığı nefesin lütuf olduğu hatr'ından çıkmaz, dilinden düşmezken, neden hâlâ eksiklik duyar ?.. Hiç değişmez aynı eksiklik .. Tokadın geldiği el bile aynıdır .. 5yaşında, 10 yaşında, 18 yaşında, 26 yaşında .. Hiç mi ağırlık azalmaz ?.. Artarak devam eder, omuzları yere yaklaştırır .. Nasılsa kaldırıyor, bir tane daha fazla olsa farketmez diye mi düşünülüyor ?.. Şayet öyleyse; bilinsin ki artık ne bedenim, ne ruhum, ne beynim, ne kalbim kaldıramıyor bir tane daha fazlasını .. Bünyeme ağır geliyor .. İnsanların yaptıklarını gördükçe de midem bulanıyor ..


Son zamanlarda geçmişimde kalanları hatrladığım artık yok denecek kadar az itiraf etmeliyim ki .. Kimbilir böylesi daha iyidir .. Daha sağlıklı adım atabilmem için geleceğe ihtiyacım vardır böyle şeylere .. Başlarda kendimi fazlasıyla zorluyordum hatta kendime eziyet ettiğim ve dahası hazmedemeyip kendime küfrettiğim çok oldu ama anladım ki varmış her şerde bi hayr .. Her gittiğim yeri ilk defa gidiyormuş gibi görmek de güzel, birşeyler yiyebilmeye hâlâ çiğneyemeden de olsa en azından tadını alarak hem de ilk defa deniyormuş gibi yemek, okuduğum kitapları yeni elime alıyormuş gibi yeniden başlamak, dinlediğim müzikleri yeni keşfetmişçesine, her insanla yeni tanışıyormuş gibi .. Yeniden doğmuş gibi; emekleyip, yürümeye başlamak .. Hem ben biraz sabrsızmışım erken gelmişim dünyaya .. Erken yürümüş, erken konuşmaya başlamış, erken okumayı sökmüşüm ikinci defa olması da değişik bir his .. Kötü yanı; daha önceden ne kadar bildiğim şey vardı, neler yapabilir, başarabilirdim mukayesesini yapamamak ..



Eksiklik'lerimi hissederken en büyük şey aslında ağlayamamak .. Dışa vuramamak, o kadar sıkmışım ki kendimi; istesem de yapamıyorum artık .. Ne kadar zamandır böyleyim bilmiyorum da; zaman hesabı yapamadan farkettiğimiz iki defa dökebilmişim gözyaşlarımı .. İlki; sargılarım çıkmamıştı daha .. Ağrımın artık dayanılmaz olduğu bir hâldeyim, artık herhangi bir ilaç takviyesi, enjeksiyon yapılamadığı, serum takılamadığı zamanlar ki o süreç daha zor ve ağır, ağrıyla acıyla baş etmek ve bir yandan da açık yara ağrısı baskısı cabası .. Yeter ki ağrı çekmeyeyim diye nefes dahi alıp vermekten vazgeçeceğim bir anda, erkek kardeşimin istemsiz bir şekilde çeneme çarpmasıyla, o ağrı sızıyla sanki dünyam allak bullak oldu hüngür hüngür ağladım .. Bir de birkaç cümle, kimsesizliğin içinde başımı okşayan, korkma burdayım hissi yaşatan cinstendi ..




" Sana bakamadım(foto) yüreğim dayanası değil.. Ama Rabbim' in elbet bu işte bir hayrı vardır.. Bize sabr ve metanet ile beklemek ve seyreylemek düşer. Bir adım daha yaklaşabildi isek Rabbimize çekilen her sancı mükafat olacak ecr olacak ahirette inşaallah.. "


Cevaben sadece :


" Bunu dedin ya; sana bakamadım ( foto ) yüreğim dayanası değil .. 14 Ağustos'tan beri dökmemek için direndiğim gözyaşlarımı akıttın .. "

diyebildim .. Sonrasında ağlatan cümlelerin sahibindeki o şefkât dolu ses, kulağıma, gönlüme yüreğime değen o tını tüm yaralarımı sardı, ağrıyan yerlerimin sızısı dindi sanki .. O konuştukça dinledim, tek kelâm edemedim belki ama her bir cümlesi kulağımda kalmadı, işledi aynı tonlamayla, aynı şekilde hatr'ıma kazındı .. Sayesinde vefâ göremediğim her bir ismin canı sağolsun deyip geçebildim, yanıma kâr kalanlara şükrettim bir kere daha .. Bir ömür uğruna harcadıklarımın ortak bir paydada birleşip, birbirlerinden haberdar olmadan aynı gerekçeyle uzaklaşmalarına eyvallah edebildim .. Neticede anlayışsız biri olduğuma inanmıyorum, vade isteselerdi, direk yüzüme gelip konuşsalardı anlardım muhakkak ama öyle olmadı .. Denseydi ki bana ben bu süreçte yanında olamam, seni böyle görmeye kıyamıyorum, hasta derdi çekemem, seni üzerim, ben üzülüyorum, sen iyileşene kadar görüşmeyelim, herşey kabulümdü müsaade etmezsem namerdim .. İçime sinmeyen, belki hazmedemediğim şey tam da oydu .. Onlar giderken tek kişilik gittiler, ben tek bir kişi uğurlamadım yalnız .. Her birinin acısı ayrı ayrı kaldı yanıma .. Hangi birine, neresinden, nasıl üzüleceğimi bilemedim .. Hangisi ağır hangisi hafif kaldı ayırt bile edemedim .. Yanlış insanlarla mı yol arkadaşlığı etmişim, ben mi gereken güveni, sevgiyi, özveriyi gösterememişim diye çok sorguladım kendimi .. İçinden çıkamadım bir türlü düşüncelerimin, kaldı ki yaşadım her birini tek tek .. Normal şartlarda olsa önemsemeyebilir insan, altından daha kolay kalkabilir belki ama hassas olunan bir süreçte böylesi de yıkıcı oluyor .. Ama önem sırası önemli işte hayatta; en önemli benim, en değerli şey benim inancına sahip oluyor insan zamanla ki dünyayı kendi etrafında döndürmeye başlıyor .. Ben de öyle yaptım ..


Gerçekten ağlamak kalbi yumuşatıyormuş, temizleyip paklıyormuş bunu öğrendim ..


Aslında ben hayatı kötü yanlarından arındırıp, temiz yanıyla yaşamaya devam etmekte zorlanırken; Rabb'im yine darda bırakmadı .. Hızır gibi yetişen yolladı bana ..


Aklıma gelmişken; ben hiç bir zaman biri gider yerine başka biri gelir inancında biri olmadım .. Dost kategorisinde kotayı aştım .. Dost hanemin kapısı bundan sonra geleceklere, öncesinde dost bilip de beni yaralayan geri dönen, padişahı da olsa kapalıdır .. Biriktirdiğim sağlam dostlarla yola devam .. Gayrısını Rabbim ne bu dünyada ne de ahirette yazmasın bana .. Ben dualarımda vazgeçtim son duamdan sonra ..


Çocukluğunuzun seslerine de kulak verin; hiç beklemediğim zamanlarda, üç yaşımda, gözlerim görmezken, bir kere gözünü aç, kalk gidelim oyun oynayalım diye yalvaran ses ve şefkât bugün aynı tonda .. Mevkisi makamı ne olursa olsun, çocukluğum saklı onda benim, hâlâ gözünden akan yaşlar aynı masumlukta, samimiyetsizliklere inat ben burdayım der gibi sanki .. Sesi titriyorsa bugün dâhi iyi misin derken, görüşmediğimiz yıllara inat, meydan okuyorsa zamana, mesafeye; ben ondan uzak kalıp dost bildiklerimle geçirdiğim günler de onu ihmâl ettiğim için utanırım sadece ..



Ve .. Sağlam bir dostunuz olacaksa; kesinlikle ve kesinlikle " Elif " olmalı .. En sağlam, en dik duranıdır neticede yanınızda zor zamanlarda .. Benim ihtiyacım var deme gereksinimi duymadan, yanı başınızdadır .. Birşey talep etmeye de gerek yok, o herşeyi düşünür, ölçer tartar biçer düzen işler sadece .. En önemli nokta; böyle bir dostunuz varsa tokat yemeye alışmalısınız .. Çünkü sağlam dili vardır .. Teselli vermez, avutmaz, acınızı dibine kadar yaşamayı göze almanızı ister, sonuna kadar gidip pişmanlığa mâhâl kalacak şeyler olmamasını ister .. İyi yol yordam gösterir, yol haritası verir ama o yolda önüne çıkan engellerle sızlanmadan sen baş edersin .. Şöyle bir düşmeye meyletmeyegör hele, eyvahlar olsun .. Öyle bir devreye girer ki; kendini daha güçlü hissedersin sonrasında .. Ama sâdıktır sevgisinde, istikrârı da oldukça iyidir .. Sabr'ına hayranlığım ayrı bir mevzu .. Bir de güzel cümleler kurmaya çalış ona, bence bir denemelisin varsa bir " Elif " hayatında ..



Yazmaya çok heves edip söyleyemeyenler, dökülemeyenler vardır bir de .. Kardeş, karındaş .. Bir ablaya ve bir erkek kardeşe sahip birinin onca yazı yazarken onlara dair iki kelimeyi bir araya getirememesi de ayrı bir mevzudur .. Ama en önemlisi yaşama sevincidir onlar, nefes almaya sebeptir .. En büyük dayanaklardır .. Elbet bir gün; dört kolun ikisi onlara ikisi anama babama emanettir .. Her ne yaşanırsa yaşansın aynı kanı taşımak, aynı anne babadan dünyaya gelmek bile bir lütuftur bu hayatta ..


Dökülmesi gereken daha niceleri vardır belki .. Yeri ve zamanı geldikçe dökülür elbet .. Ama şükürler olsun yapılan iyilikleri unutmam ben, vefâ'm ömürlüktür .. Kimisi güzellikleri yazdırır, kimisi de işte .. Her neyse; EYVALLAH olana, bitene, gelene, gidene !..



GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
23Ekim'14 .. 04:13 .. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder