29 Kasım 2014 Cumartesi
.. ELDE VAR HAYAT !..
Gidemediğin her yer gurbet, ulaşamadığın her dem uzaklaşma, göremediğin her an özlem, duyamadığın her saniye sağırlaşma .. Doyamadığınsa karşılığı yok hislerin .. Neden istense sorulara yok bir çözümü, verilen her cevap yetersiz .. Muhattabın bir nefes uzağındaysa haykırıp, bağırıp, çağıramıyorsun .. Mesafe uzayacak ki içini dökebilesin .. Bir de gereksinim duyulmayan durumlar oluyor gün geçtikçe, zaman ilerledikçe .. O kadar israf edilmiş cümlen, karşılıksız kalmış sözün oluyor ki nefes tüketmeye gerek duymuyorsun .. Gerek duymadıkça şimşekleri üzerine çekiyorsun bir çırpınma hâli oluyor bir açıklama beklemediğin hâlde öyle ki garip bir tebessüm oluşuyor dudaklarında .. Ben görmedikçe sıkıntı yok, yüzüme söylenmeyeni üstüme alınmıyorum nasılsa; benimkiler de yoksayılsın ..
Ertelenmiş hayat yaşamak nasıl birşey iyi bilirim .. Bir yerinde hızlı yaşadınsa, dur deniliyor bir yerde ivme çakılma etkisi gösteriyor yavaş yavaş iniş göstermiyor .. Sevmeleri ertelemek de aynı şekilde .. Hislerim gariptir benim, bir işaretle hissedebildiğim çoktur birşeyleri .. Derim ki çoğu zaman; bir öleceğim zamanı bilmiyorum onu da eminim ki Rabb'im karşıma çıkaracak .. Birini sevmek, içselleştirmişsen eğer o sevgiyi bir zaman durulma istiyor yüreğin ki dalgalanmaları yüksek oluyor, hırçınlığı da cabası ağır gelmesin diye .. Dalgalanma sonrası dümdüz olur, durgunlaşır herşey .. Sevmek de öyle .. Unuttum deniliyor ya, öyle bişey değil aslında .. Durgun hâle dönüştüğü için dikkat celbedici olmuyor, olamıyor malesef .. Bu yüzden işte kırılmalar fazlaca, sessizlikler çokça, iletişim azca, elinde tutma çabası hiç yokmuşcasına oluyor .. Kaybetme noktasına gelince ne yapacağını şaşırıyor insan, dalgalanma sırası kendine geliyor .. Hırçınlığı arttıkça artıyor, durulacağı nokta kaçırılıyor, durgunlaşınca da kabulleniş başlıyor ..
Ara sıra bazı bazı insanın kendini sınaması gerekiyor belli durumlar için .. Yeri geldikçe sevdikleri için de geçerli .. Sıkı sıkı
tutuyorsa avuçlarında boğuyor, gevşek tutunca da her an kayıp gidecekmiş gibi sanki ve o dengeyi iyi ayarlaması gerekiyor .. Gözlerindeki o "şeyi" göremeyişim etkiyi azaltıyor .. Herkes bir gün vazgeçilir neticede .. Kendimi tartıyorum önceden vazgeçemem sandıklarım bugün neresinde hayatın ?.. Bir yerinde olmadıklarını görünce küçük çaplı da olsa bir hayal kırıklığı .. Ardından benim canım yandı feryâtları .. Sıkı sıkı sarılmışlık yok, bir yerinden tutunuluyor hayata .. Derinden içselleştirdiğin, senin, seninle olduğuna inandıkların dâhi bir gün gelince senden vazgeçmek de beis görmüyorlar .. Yüzüstü kalman falan da önemli değil, baş edememek diye birşey de yok dışarıya yansıttığınla .. Öyle yada böyle zorundasın birşeylere .. Hayatın dört yanından üçü zorundalıklarla örülü, kalan bir yanı da kesinlikle tercih hakkı sunmuyor .. Gelişine yaşamak kalıyor payına .. Memnuniyet neresinde ?..
Uzun uzun, bitmeyen, tükenmeyen cümlelerle uzayan mektuplar yazmak isterdim ben çoğu mutlulukla dolu olan .. Keşfedilmemiş kelimeler yer alsın içinde bir yerlerde misal .. Şifreli yazabiliyorum
anca .. O da ne geçiriyor ki ele neye fayda yani ?.. Uzun uzun sohbetler yapmak istediklerim var, özlediğim .. Oturup caddeye bakan bir balkonda yine, kışın ortasında, kar yağarken şehre, battaniyeyle ısınıp eskimiş bir kanepeyi terketmeye kıyamadan sabaha varmak misal .. Sokak lambaları sönünceye kadar uzasın muhabbet, kimsede o muhabbetin tadına varılamadığı için belki .. Ve en acısı hiçbir zamanda o tada varılamayacağı .. Bir çok ses değer insanın gönlüne, kulağına ama bazıları vardır ki bam teline bastıkça basar sanki hiç susmasın istersin, işlesin derinden derinden .. Öylesi birkaç ses var ki, saatlerce, günlerce, yıllarca dinleyebilirim misal .. Huzur akar sesten, içine işler sanırsın .. Her yan arınır o sese konsantre olursun ne dökülecek şimdi dudaklarından diye .. Merak, heyecan, mutluluk, huzur ve daha birçok şeyi sunar altın bir tepsi de sanki .. Öyle insanların kıymeti bilinmeli, pamuklara sarılıp sarmalanmalı .. Tam da şuan isterdim gönlüme işleyecek bir cümle duymayı öylesi bir sesten .. Geri kalanı değer bilme ihtiyacı, teselli ikramiyesi ..
Olduğum yerin bir adım uzağı gurbet, sevdiklerim deniz aşırı ..
Dağlar, yollar aşsam artacak gibi kilometreler, uzayacak mesafeler .. Gönlüme yakın bildiklerimin varlığı izole, ben gibi gördüklerim kırk kat yabancıdan farksız .. Sonuç ?... Elde var hayat .. Zorunluluktan yaşıyor, emaneten bir beden taşıyoruz !.. Bumerang ruh hâli de avuntusu, ağırlarına nazaran .. Gelene eyvallah deyip, zamanla yoksayma konusunda çığır açıyoruz ..
GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
29Kasım'14 .. 04:03 ..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder