12 Kasım 2014 Çarşamba

.. GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..



Bir Gece Nöbeti'nin kırılma noktasından, en ağır yanından yazıyorum bu satrları .. İki kelâmına muhtaç, Hızır gibi yetişmeni bekler hâldeyim açıkçası .. Ne zaman dara düşsem, kanlı kavgaların orta yerinde savunmasız kalsam açardın kilitli kapıları .. Derdimi dökmeden de anlarsın sen, kelime oyunlarından çıkarırsın hâl beyanımı .. Beylik laflar olmasa da heybemizde, bir nasılsın'ın yanıtı " nasılsan öyleyim " olabildiği günleri özlüyorum .. Geri dönüşüm yaptıkça özlemim artıyor .. Özledikçe; vuslatımızın yakın olduğu inancımı perçinliyorum .. Gece Nöbeti'nden hasbihâle durayım, ruhumun faili meçhul'e kurban gittiğini gördükçe zor geliyor .. Ve biliyor musun öyle acıtıyor ki bazı şeyler beni durdurmana ihtiyacım var .. Bir sen başarırsın ..




Mutlu etmek bazen güzel şeylerle olmaz .. Iskaladığın yerlerle de mutlu olur bazıları .. Bir ses, bir nefese muhtaçken sen; öyle yerle bir olur ki bir yanın .. Şaşkınlıkla izlersin sevdiğin, değer verdiğin, kıyamadığın, öfkene yenilip adını dâhi diline düşürmediğinin sözleriyle .. Ne acı .. Öyle güzel yerinde saklarsın ki sen, engelleri yoksayacağın günün zorluğuyla tutunursun bir yerinden, tam da tutunduğun o yerden kırılırsın !.. Gönlünü kirletmemeye özen gösterdikçe, fütursuzca vurulur ya sana .. Oysa bazen inanmasan da durabilmek gerekir sevdiklerinin yanında, sırf özne o olduğu için, vefâ borcun olduğu için, en ağır eleştirileri yüzüne yapıp, meydanlarda arkasında durmaktır sevdiğin birinin .. Sorgu sual etmem, dünyanın en yanlış insanı da olsa yanında durmaya çalışırım ki bunun hasbihâlini önceleri yapmışlığımız vardır .. Dost zamansız, mekansızdır derken içinde bunları da barındırırdı ortak düşüncemiz buydu .. Gönlümün mutmain olması için gelmene ihtiyacım var işte ..





- Çok başka yerinden yakalıyorum hayatı şu sıra .. Aram çok iyi olmamıştır bebeklerle, çocuklarla genelde .. Ama şu sıralar; bir bebeğin emeklemesinden, ayağa kalkışına, yürümeye başlamasına şahidim ki bir köşesinde yerde oturduğum odanın hâlini görünce dağınıklık bile rahatsız etmiyor bu gece beni .. Ve ne güzeldir ki; sadece anne baba diyebilen bir ufak adamın dilinden ilk adımı, abla abla deyişini duymak muazzam bir duygu hem de kan bağım olmamasına rağmen .. Her an düşecek korkusuyla, her hareketini kontrol etme hâli, yediği şeyler çok azken; ellerimden yedikleri, içirdiğim su, yıkadığım eli yüzü nasıl bir iç huzurudur .. Yüzündeki o gülümseme, gözlerine yerleşen mutluluk, konuşmaya başlamasını dört gözle beklerken; dudaklarımı takip edip ona söylediğim şeyleri, daha tam anlamlandıramasa da sesleri çıkarmaya çalışması .. Öyle arındırıyor ki ruhumu, etrafta olan biten kötülükleri öyle güzel izole ediyor ki; bir bebekle, ufak adamla ilk defa bu kadar fazla zaman geçirdiğimden belki daha güzel görüyorum birşeyleri .. Öpüp, kokladıktan sonra üzerime sinen o bebek kokusu var ya; en pahalı parfümlerin kokusuna bile değişilmez .. Günlerdir ayağa kalkamayan bir bedenim var, yatağa bağımlı, geçmeyen, geçirilemeyen bir sırt, bel ağrısı hâkim bedenimde, ona rağmen kapıdan girince üstüme atlayan, kucağımdan bir an indirmek istemediğim ve o gücü bulduğum bir mucize o, öylesi güzel .. -




Tüm bunların içinde, ne zaman içim darlansa, nefes alamadığımı hissetsem, öyle güzel ağırlığımı alanlar var ki sanıyorum belki de günahlarımı hafifletiyorlar .. Ben hiç değişmedim, hiç eğilip bükülmedim, olduğumdan farklı davranmadım ama öyle güzel yerimi değiştirdiler ki; sanki tüm saldırıların hedefi, ana düşmanı ben oldum .. Gayet insani davranıyorum oysa, ne cümlelerim ne hareketlerim, ne savunduklarım değişti, en iyi sen bilirsin cümlelerimin arkasında gizli olanları .. Beylik cümleler kurmadım ki ben hiç, altında ezileyim .. Tek yanlışım, en güzel eleştirin şahsıma kırmadan, kırılmadan; hep hayatımda olacakmış gibi davrandım, öyle şeffaf paylaştım içimden gelenleri ama şimdi öyle bir eziliyorum ki onun ağırlığı altında .. Hep haklı çıkacağını bilirken, aklıma estiği gibi davrandım, bildiğimi okudum .. Neyse çok da dert değil, kötü bilineyim ben ama acıtıldığım yerler dediğin yerler oldu ya; en çok ona üzülüyorum .. Eyvallah derim yine, bir hatadan daha ders alıp devam ederim .. Adın düştü diye satrlar bile hafifledi, hâlet-i ruhiyye'm gibi, ağırlığı azaldı içimdekilerin .. Yine devam ederim yaşamaya, bir yerinden tutunurum, yollar eskitirim, kilometreler yaparım, ben olduğum yerleri adımlarım, sağlığımı geri kazandığım kapılardan geçerim hafta dolmadan .. Geleceğime kapı açacak dokunuşu yapmaya gideceğim Allah'ın izniyle, hayr'ı için de dualarına ihtiyaç duyarım gene .. Hayr olanın da gönlümün razı olması için şer'lere odaklanmaktan vazgeçerim belki sayende .. Kulağımda yine o şarkının sözleri, içimden geldiği gibi eşlik ediyorum huzur içinde devrediyorum bir geceyi daha .. Derim ya hep; iyi bir insan denmesin hakkımda ama en azından kötü biri denmesin yeter diye .. Dilerim öyledir, çünkü hatalarım çoktur ama kötü biri olduğuma inanmak istemiyorum .. Denmesin ardımdan da, dualarında en çok bunun için olayım, kötü anılmamak için ..





Gizlediğim, saklandığım yerlerden yine gönlünden dökülen satrlarla nihayete erdiririm hasbihâlimi :


" Öldüm Dildar... Kimse bilmiyor ...


Masum bir kahr ardından şakaklarımda sancı,
iki damla kan ve yegane Yar ...
Avuçlarımda recmlere gelesi yüreğim kan ve revan ..
Sual ediyorlar halin nicedir..
Öldüm diyorum Dildar .. Kimse anlamıyor ...



Masum bir yalan ardından talan ahımda asılı kalan
Sağnak sağnak yağdı har ve Yar...
Duvarlarımda cellatlara verilesi can pürmelal..
Sual ediyorlar halin nicedir ..
Öldüm diyorum Dildar... Kimse anlamıyor ... "




GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
12Kasım'14 .. 03:10 ..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder