3 Kasım 2014 Pazartesi
.. NE KADAR SEVİLSE DE; BİR GÜN VAZGEÇİLİP, FEDA EDİLMEYİ GEREKTİRİR SAHİP OLUNANLAR, DAHA BÜYÜK YARALARA ENGEL OLMAK İÇİN !..
Bırakmak istiyorum .. O kadar çok şey vardı ki bırakmak istediğim yavaş yavaş adım attım .. Ve başlamak istediklerim de aynı zamanda var .. Önce hayatımı geri aldım sanallıktan, yalanlardan, dolanla örülü yanlardan, şükürler olsun adım adım sağlığıma kavuşma gayretindeyim, hiç bir sorun kalmadı sapsağlamsın cümlelerini duyacağım zamanlarda gelecek inanıyorum .. Sonra bana kötü gelen şeylerden uzaklaştım, beni geri çeken isimleri yok ettim hayatımdan .. Sıra sigaraya geldi .. Zorlu bir mücadeledeyim, en zor olan kısmı atlatmaya çalışıyorum haftaları devirdim, ayları hatta yılları devirmek de nasip olur inşallah .. İrade kısmından hiç söz etmiyorum bile .. İnsan en sevdiklerinden de vazgeçmek zorunda kalıyor .. Zorlansa da, acıtsa da, yaksa da, yıksa da .. Sanıyorum dört küsur yıldır elime almadığım fırçayı aldım, darbeler vurmaya başladım tuvale .. Ne ortaya çıkacak düşünmeden, nasıl yapacağımı bilmeden devam ediyorum .. Yürümeyi öğrenmeye çalışan bebeğin emeklemesi gibi ama olsun varsın koşacağım günlerde gelecek Allah'ın izniyle ..
Bir yerden başlamak gerekiyormuş hayata, kaybettiklerine bakıp zaman harcamaktansa bugünden itibaren yeni şeyler biriktirmeye başlamanın dayanılmaz hafifliği var üzerimde .. Nicedir ihmal edilen kitaplar var misal okunacak, hayli zamandır izleyemediğim filmler dizdim sıraya .. Seha Okuş sesinden Hasretinle Yandı Gönlüm dinlerken rast geldiğim 1972 Yapımı Dönüş'le dönüş yaptım zevk aldığım şeyler yapmaya .. Gün geçtikçe güzel şeyler dökülecek inanıyorum ve güzellikler oldukça da sığınağımda yaşayacağım mutluluklarımı Gece Nöbetinden Mektupları'mda .. Sık iç dökümü yaptıkça uzun zaman, aylar içime çekilme hâlim olurdu .. Artık öyle değilim .. Yorgunluklar olduğu kadar dinginlikte var hayatta .. Düştüğü kadar kalktığı da oluyor insanın ve güç bulmak için sebepleri kendisinin bulması gerekiyor .. Nihayetinde kendim için, kendi isteğimle, birileri ortak olsun telaşı yaşamadan adımlar atıyorum ben .. Takdir görmek ya da eleştirilere kulak asıp vazgeçmek de değil niyetim artık .. Her ne olursa olsun, nefesim üstümde oldukça, imkânlarım elverdikçe zaman zaman ihmal ettiğim sığınağıma daha çok özveri göstereceğim, değer vereceğim, zaman ayıracağım .. En kadim dostum benim başka kimim, neyim var ki derdimi paylaşacak .. Olanlar varsa da bir gün çekip gidiyor ardına bakmadan sığınağım her daim olduğum gibi kabulleniyor, yargılamadan, sorgulamadan .. Çünkü dili yok olsaydı da yaralamazdı beni eminim, acıtmazdı birileri gibi ..
Birilerinden yardım almadan, eksik kalan kısımları tamamlama gayretindeyim .. Muhtaç olduğum şeyler başkalarında değil artık biliyorum, tüm beceri kendi ellerimde, yüreğimde, benliğimde .. Gayrısına ne hacet ?.. Uzun zaman buluşmadığım bir dostumla buluştum bu akşam senelerdir kahrımı çeken bilgisayarımla yani .. Ne anılar saklıymış içinde, neler sığdırmış içine de emanetlerime ilk günkü gibi sahip çıkmış .. Uzun zamandır ihmal ettin diye naz bile yapmadı .. İhtiyacım olan tüm anıları sakladığı yerlerden çıkardı .. Esasında 3-4 fotoğraf alıp çıkmakta niyetim .. Ankara'nın soğuk zamanlarında bir buluşmaya şahitliğin delili niyetine saklanılanlara ulaşmaktı .. Sorulsa ne zamandır birbirimizin hayatındayız sorusuna cevap bile bulamayacağımız çok uzun yıllardır birlikteymişiz hissine sebep, Seslerin Resmi'ne imza atan, bir dostu olacaksa insanın en dik en sağlam olanından Elif olmalı dediğim ve zerre pişmanlık yaşamayacağımızı hep istediğim, dua ettiğim dosta ulaştırılmak üzere aldım emanetlerimi ..
Tevafuk olduğuna inandığım bir kayıt da çıktı karşıma hiç o zamanlara ait kayıtların olduğunu bilmeden .. Sızısı ilk günkü gibi içimde duran bir kayıpla buluşturdu bu gece beni .. Yarım Kalanlara Rağmen diye diye başlamışım söze, yarım kaldıklarımıza, yarım bıraktıklarımıza ithafen; dokunsalar ağlayacak kadar hüzün yerleşmiş sesime .. İnsanın canı nasıl yanar, acı ilmek ilmek nasıl işlermiş içine dudaktan dökülen cümlelerle an be an yaşadım kaç sene sonra hem de kendi sesime yerleşmiş hüzünle, kendi cümlelerimle .. O yumruk aslında hiç kalkmamış benim boğazımdan, kalbimin üstüne oturan taş öylece duruyormuş .. Özlemek damarlarını çekiyormuş insanın, kanına karışıyormuş o zehir .. Kendi kalemimden çıkma cümlelerin ağırlığı altında ezildim .. Karşıma çıkan birkaç tanesi bile vurmaya yetiyor .. Peşpeşe vurunca dudaklarında yarım kalan gülümsemeyi bile dondurabiliyormuş hatta .. Gördüm, vurulduğum yerden vurdular seni de !.. Tekerrür ediyormuş tarih, vurulduğu yerden defalarca vuruluyormuş insan .. Adın o kadar eğreti duruyor ki artık dudaklarımda, dökmeye kıyamadığım zamanlardan utanıyorum !.. dediğim zamana saygı duyuyorum .. Vakit geçsin diye yaşıyorum, öyle amacım falan da yok yaşamak için .. Vekaleten nefes alıyorum, Allah'a emanet yaşıyorum .. Diyecek kadar vazgeçmişliğimin zirvesinde gezinirken halen aynı kan dolaşıyor damarlarımda .. Bu kadar güzel el olur mu, bu kadar güzel el olunur mu ?!. Diye ta o zamanlar sormuşum ve bugün bu soruyu tam da gözünün içine sokup, iliklerine kadar hissetmeleri için haykırmak istediğim bedenlerin yoksunluğunu yaşıyorum hayatımda ..
Ömr tüketiyor insan günden güne .. Kaybettiklerini unutmuyor asla ama nankör davranıyor zaman .. Elinden aldıklarının acısını hafifleterek dalga geçiyor sanki hayat .. Seyyah oldum ömr'ler biriktirdim, ses oldum hikayelere ortaklık ettim, kalem oldum gözyaşı dökt(ürd)üm !.. Ama bir ben olamadım bu yalancı alemde !.. Verdikçe daha fazlasını istiyor hayat ve insanda bundan cesaret alıp, göz dikiyor hep bir fazla çalınabilecek tebessüme, mutluluğa, huzura .. Zira ikinci el hayatlar yaşıyoruz, az kullanılmış sunuluyor, elimize veriliyor da kırık dökük adam etmeye çabalıyoruz elimizden geldikçe öyle emanet ediyoruz bizde sonrakilere .. Sıfır kilometre sahip olan çıkmadı daha karşıma ve zaman dolsun diye bekliyorum az kullanılmış elime kalan için .. Bir adım sonrasını yaşadığıma yetişmeme az zaman kaldı ki dilerim diner o zaman sağanak yağmurlar, bir yerinden güneş yüzünü gösterir .. Kaybettiklerimin geri dönüşü olmayan kısmına gecikmem umarım .. Çünkü giden geri gelmiyor ve hatr'ıma yer ettiği gibi toprak geri vermiyor aldığını .. Neyi zamanında yaşadım, mücadele etmeden zamanında yakaladım birşeyleri, tedavüldeyken payıma düşeni aldım diye düşününce daha çok sarılıyorum dualara bu sefer geç olmasın diye ..
Âh !.. Diyorum içimden defalarca, durmaksızın, alabildiğince, olabildiğince dile getiremediklerim, cesaret edemediklerim, kafa tutamadıklarım için .. Alayının varlığını feda etsem bir sen geri getirse bana desem de fayda etmiyor, dünyaları versem de mümkün değil işte .. Heybesine yeterli azığı alan yol alıyor, hızlı gidiyor ki; buluşacağımız durak ne kadar mesafe de bilemiyorum, kestiremiyorum .. Çok şeyi kaybedeli beri, getirileri yaşıyorum .. Ne getirir bilinmez yarınlar .. Hayr'lar getirsin, hayr'yla gelsin diye de ne dualar ediyorum .. Bir yanım yorgun bitkin, bir yanım daha yeni dinginliğe erişmişken; güçsüz görünme zamanı değil bu zamanlar .. Her zamankinden sağlam toparlanmalar gerektirir ki; sevindirmemeli düşüşü bekleyenleri .. Hem ne zaman kolay oldu ki ?.. Bundan sonrakiler içinde harfiyen geçerli herbirşey .. Ondandır; tökezlesem dâhi yere kapaklanmamak için yara bere içinde kalan yerlerimi siper etmem !.. Ne kadar sevilse de; bir gün vazgeçilip, feda edilmeyi gerektirir sahip olunanlar, daha büyük yaralara engel olmak için !..
GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
03Kasım'14 .. 04:05 ..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder