20 Kasım 2014 Perşembe
.. EYVALLAH HER BİRİNE, DEĞEN GEÇENE, KALANA, VAR OLANA, YOK OLMAYI SEÇENE, ALAYINA !..
Ne çok boşluklu bir gün yaşadım, düştüm battım derinlere .. Nice duyguyu bir araya sığdırdım farkına bile varamadım .. Öyle inişli çıkışlı gittim geldim ki; " ötenazi " istemek istedim herşeye, bedenim haricinde kalan şeylere .. Günahı vebali boynuma olmasın ne olur, acısıyla diyetini ödedim çok şeyin .. Ne dolu dolu geçmiş oysa geçmiş yıllarım .. Ne acı, acıları bile kanıksamak duygusu .. Sanki uyuşturulmuş gibi hislerim, zamanında ne denli üzülmüşüm bugün hissizleştiklerimle .. Senesi dolmuştur muhakkak sesini duymayalı, görmeyeli kaç seneler oldu bilemediğim bir sesle buluştum .. Sesinden önce, sabahlara dek dinlediğimiz şarkıları dinletmesi bile ayrı bir şey .. O " Mahur Beste " ne geceler ortak olmuştur o şehirdeki var olma mücadelemizde ve daha nice Ahmet Kaya şarkısı .. Şimdi yine kulağımda aynı sözler melodi ve fakat öylesi gibi değil işte, tutmuyor yerini bugün o günlerin .. Unutulmamak güzelmiş velhasıl .. Güzel demek karşılamaz belki tam olarak, anlamı da iz bırakabilmişim demek ki; eski bir dost'un sesindeki o buğuyla karşılaştım, dokunsan ağlayacak hâli vardı istedim ki hiç bugünlere gelmemiş olayım .. Hep o bir yerlerde bıraktığım çocuk kadar masum olabileyim, geriye döneyim, o çatı katındaki küçücük evimin bir köşesinde sabahlayalım yine .. Olmadı sıkılıp, gecenin bir yarısı atalım kendimizi sokağa, sabahlara kadar muhabbet edebilelim .. Ne kadar istese de insan dönemiyor o eski günlere .. O kadar yabancı olmuşum ki kendime bile .. Bugün olsa o kadar unutulmaz olmaz eminim de işte özlüyor insan ve zaman geçtikçe karşılaştıkça bi tuhaf oluyor .. Bi burukluk, kaybetmişlik, kirlenmişlik, vazgeçmişlik gibi karmakarışık duygular adı tam olarak ne bilmediğim ..
Değiştikçe insanın yaşadıkları, yaşam tarzı, beklentileri mi yükseliyor bilmiyorum ki .. Daha dün gibi oysa okul yıllarında aç kalmışlığımız, bir tostu yanına yoldaş arkadaşınla paylaşmak, küçücük bir ısıtıcının önünde ısınmaya çalışmak şehrin tüm acımasız soğuğuna karşın, bir bardak içecekle sabahı etmek .. Ne oldu birden ne değişti hiç farkına varamadım .. O kadar küçük şeylerden mutlu olan hâlim, beklenti içinde biri gibi yansımaya başladı ki .. Bir mektup ulaştı elime bugün aynı zamanda .. 22 gün önce, doğum günümde ulaşması plânı içinde olunan .. Ne yazık, gönderenini ulaşmayacağı düşüncesine sokup, üzülmesine neden oldu .. Biliyordum ki; gelecek, ulaşacak elime ve ayaklarımı yerden kesecekti .. En ufak bir umutsuzluğum olmadı, geleceğine, gözlerimin o el yazısına değeceğine, bir ablanın kaç bin kilometre öteden de olsa kardeşi sarıp sarmalayacağına emindim hatta .. Hediye kabul etmek pek adetim değildir .. Sebebi de öyle trajik bişey değil aslında ama sadece üzüldüğüm bir durumdan dolayıdır .. Ama öyle zarif, öyle naif, öyle güzel birşeydi ki bugün karşıma çıkan o mektup .. Hani uzun zaman ağlamak isteyip, güvenli bir omuza yaslanmak gibi .. Yada ne bileyim içinde tuttuğun bir derdi öylece dinleyen biri varmış gibi karşında .. Hani sevgiye, ilgiye, şefkâte muhtaç bir çocuk gibi sarıp sarmalanmak, başının okşanması hissi .. Tüm sevgisizliklerin ortasında, sevgisizliklere inat bir sevgi gösterisi, manifestosu gibi .. Sihirli bir değnek değdi bugün kalbime sanki aldı götürdü tüm kötülükleri, sildi kötü izleri, hatıraları .. Ayakları yerden kesilir mi insanın kesiliyormuş ara ara yaşamak daha bi değerli kılıyormuş bu hissi .. Hele zorlukları aşarak, değiyorsa hayatına, geliyorsa kapına öyle bir kesiyormuş ki; tarifi mümkün değil .. Gönlümün en güzel yerinde saklı kalacak teminatı taşırım .. Dua dua döküldü kalbimden adı, yoksaydım tüm mesafeleri yüreğinin ortasından öptüm güzel o kadının .. Öyle sevgiyle öptüm ki; dokunduğum yerlere zarar gelmesin, kötü şeyler değmesin diye geçirdim içimden her yerine dualar değdirdim ..
Minik bir adamla akşam saatlerimi geçirdim .. Zamanı unutup, onunla çocuk oldum, taklitler yaptım, kılıktan kılığa girdim ama yüzündeki bir gülümseme var ya dünyalara bedel .. Güldüğünde gözlerinin de gülmesi insanı Bir an bile durmadan ordan oraya koştururken peşinde dolanmak, düşmesin, bir yere çarpmasın diye arkasını kollamak bile huzur verir mi insana, veriyormuş .. Öyle böyle bir huzur değil .. Kokusu gitmiyor ya insanın üstünden, elini bile yıkamak istemiyor o koku gitmesin diye .. Başka birinin evladını böyle seven bir insanın, kendi evladı olduğunda aklını kaçırmaması içten bile değil sevgiden ..
Bir an'lık bir iç sıkıntısı da yaşamadım değil, sebebini bilmeden ama .. Sandım ki kalbim çıkacak yerinden, midemden giren kramp ne kadar zaman olduğunu bilmeden gitmedi, geçmedi .. Bide ben ilk defa teyze oldum .. Teyze deyince yaşım ilerliyor hissine de kapılıyor insan arada - :).. - Şakası bir yana öyle güzel bir duyguymuş ki .. Rabbim insana öyle güzel vesileler veriyor beklemediği anda .. Aslına bakılırsa, Kasımın on dokuzu ömrüme kazınmış günlerden biridir .. Dost hanemin en sağlam yerinde adı yazılı, kazılı birini toprağa verdim o günde .. İki koca yıl geçti yokluğuyla .. Onunla konuşmadan, dertleşmeden, beni teselli etmediği, güç vermediği iki koskoca yıl geçirdim .. Nasıl ayakta kalınıyormuş öğrendim, diğer sağlam dostlarımın gidişiyle de ayakta kalmaya çalıştığım gibi .. Bugün böyle bir karaktere sahipsem, kirlenmişliklerin içinde kaldığım ya da öyle böyle o kirlenmişliğin içinde bırakıldığım yerin aksine temiz, saf kalabilmiş yerlerim onların sayesindedir .. İtirazı olanlar çıkacaktır ki, o da onların zann'ına kalmıştır çünkü ben öyle eminim ki öyle bir yerin varlığından orası benim gerçek dünyam, güç bulduğum köşe yoksa zordu ayağa kalkıp kaldığım yerden devam edebilmem .. Onların bana öğrettikleriyle, verdikleri güçle, öğütlerle, yanımda sağlam şekilde durdukları içindir .. Kaybetmişliğime üzülürken, kazanmışlığımla mutlu olacağım artık aynı günde .. Bir kayb'a bir kazanç yolladı Rabb'im şükürler olsun ama öyle garip bir karmaşıklık ki iç alemimde .. Kelimelere dök dense anlatamam .. Usta deyimiyle " Yaprak döker bir yanım, bir yanım bahar bahçe .. "
Daha iyi izahı mümkün değil benim kelimelerimle .. Hikayemiz de bir garip, ilginç bu küçük mucizeyle .. Daha cenin olarak varlığı test edilmemişken, rüyamda gördüm varlığını, dünyaya gelişini, adına kadar, belli yaşa geldiği hâlini .. Annesine anlattım yaklaşık 10 gün sonra varlığı ortaya çıktı .. Ve bugün küçük bir mucize olarak dünyada .. Böyle kötü bir dünyada, kötülüklerin arasında tertemiz bir ömrü olsun inşallah .. Rüyamda gördüğüm adı verilmemiş ama olsun o küçük mucize benim için o ad'la var olacak ve belki hep o ad'ı taşıyacak gönlümde ..
Öylesi duygu geçişleri sığdırdım ki koskoca bir güne .. Kendim bile anlayamadım, anlamlandıramadım, farkına varamadım nasıl nihayete erdi .. Son bir hamleyle sonlandırdım öldürücü darbeyle .. Geç saatler ve genel olarak da pek fazla telefonla konuşma taraftarı değilim bir süredir ve artık yani en son kaybedişimin ardına .. Çünkü tadı biriyle var birşeylerin .. Başkalarıyla tat vermiyor belki veriyor da özdeşleştirdiğinle verdiği kadar vermiyor .. Bir telefon görüşmesiyle özetlenecek ağırlıktaydı aslına bakılırsa .. Geçmişin tozlu raflarında yerini alan bazı kesitlerle, kendi iç aleminde fırtınalar yaşayan birine ufak bir dokunuş yapayım derken, kendi ruh hâlimi mahvetme başarısına sahip oldum .. Öyledir ama genel olarak alışkanlığım birilerine iyi gelirken, kendime iyi gelecek şeyler hep uzağımda artık, mesafelere yenildi, saçma sapan olaylara yenildi .. Herkese iyi gelmem mümkün değil o yüzden Don Kişotluğun manası yok farkındalığına varışım epey zaman olduğundan kısa kesiyorum bir çok şeyi .. Hayır demeyi de öğrendim biraz biraz ..
Asıl içimde yenildiğim şey, kulaklığımdan ihtiyacım olan sesin değil de kırık, buruk bir şarkının sözlerini duymam .. Ne kadar saçma şeylere yeniliyor insan ve bir sese bile muhtaç kalabiliyor .. Hadi anlat denilse anlatacak ne var ?.. Hiçbirşey .. Koca bir hiç .. Ne var ki ?.. Geçmişte yaşanan o kadar şeyi unuturken insan neden bugün bu kadarcık meselelere takılıyor kendimi de anlayamıyorum neden bu saçmalık diye .. Ama insanın kendine yaptığını yedi cihan bir araya gelse yapamaz buna inanıyorum .. Ve kendime o kadar güzel işkence yapıyorum ki tebrik etmek istiyorum kendimi hatta ayakta alkışlıyorum .. Bir gün daha uzaklaştık işte kaybetmiş onca güzel şeye rağmen .. Böyle devam etmeliyim bence yoksa ne gerek var ki mutlu huzurlu olmaya sevdiklerimle .. Yük gerekiyor illa sırtıma yetmiyormuş gibi olanlar .. Yalanım yok; çarşamba sabahı adını görerek güne başladım saçma sapan, bir hiç uğruna kaybettiğimin ve elim ayağım buz kesti, beynime şarjör mermiyi boşalttılar sanki .. Olduğu hiç bir yerde yoktum çünkü .. Görmemek için, kendime yenilmemek için olduğu her yerden tamamen, külliyen, pılıyı pırtıyı toplayıp gittim ve çok merak ettim ama bir kere dâhi bakamadım .. Ben kendimi böyle frenlerken, " sizi ekledi " mailini görünce, insan hayatından gitmiş birinin ardından nasıl üzüleceğini bilemiyor .. Öyle vefâlıyım ki ben, yaşadıklarıma bile sadığım, acıma, toprak olmuş sevdiklerime bile .. Tüm dünya onun aleyhinde duruyor belki ama benim gönlüm aleyh'ine dönemedikten sonra ne çare .. Bilsem ki ya da emin olsam tamamen çekip gittiğine, artık sevmediğine, aklına gelmediğime, adımı duydukça içinin yanmadığını öyle işte .. Hâlâ adını gördüğümde böyle acı vuruyorsa sol yanıma .. Ne denir ki ?.. Tebrik etmeli bir an daha uzaklaşmayı başardığımız için birbirimizden .. Ve itiraf etmeliyim ki; kanıksamak istemiyorum bu durumu, sıradanlaşsın istemiyorum .. Tüm olağanüstü hâliyle, olduğu, yaşandığı, her şekliyle var olsun öyle ya da böyle ..
Öğrendiğim birşey var ki, kanıksamak acı birşey .. Acı, mutluluk, kavga, heyecan hepsi bir şekilde olmalı ama kanıksanmamalı .. Kanıksanınca sıradanlaşıyor, özelliği kalmıyor .. Diyeceğim o ki, öyle bir savruldum ki ordan oraya bir günde .. Eyvallah her birine, değen geçene, kalana, var olana, yok olmayı seçene, alayına !..
GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
20Kasım'14 .. 03:36 ..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder