28 Kasım 2014 Cuma

..EN ÇOK KENDİNİ KIRMAKTAN, ÜZMEKTEN ÇEKİNMELİ İNSAN !..





Bir şarkı oluyor bazen, tam bam teline basıyor insanın .. Bazı anlar geliyor o şarkılara ihanet etmek istemediğinden, başka şarkılarda teselli bulmak istiyor .. Ne aradığını bilmeden dalıyor bi bilinmeze .. Karşısına çıkan şarkılar ne hikmettir karşılamıyor o an içinden geçen duyguları bastırmaya .. Dinledikleri içinden bir tanesi boynu bükük duruyor gibi geliyor onu tercih ediyor .. .. Çok değmişliği vardır sesime bu iç yakan satrların .. Kendi sesimi bastırmak için ortak ediyorum geceye, ayaklarım yerden azıcık yerden yüksekte kalacak şekilde oturduğum sandalyenin sallantısına aldırmadan .. Bu satrları döken parmaklarıma yağmur damlaları değiyor aynı zamanda .. Bir sokak lambasının ışıttığı yerin gölge yanından izliyorum yağmurun yağışını da ..




Sözüm vardı .. Tutamadım .. İlerleyen saatlerde iç dökümü yaparım dedim, epey ilerleyen saat oldu .. Şu karanlığı giyip üstüne uyumak vardı ama gecenin en güzel zamanlarını kaçırıyor insan o zaman da .. Gün herkesin, gece derdi olanların .. Derdim olduğundan değil, sevdiğimden bu saatlere ortak ediyorum güzel sesleri, şarkıları, kitapları .. İnsan istiyor ki bazen; o an yanında olan, görüştüğü, konuştuğu, muhattabı olanla geçirdiği zamanlar gibi olsa her an diye .. Ama olmuyor işte .. Her insanla farklı şey yaşıyor .. Kısa bir süre önce güzel zaman yaşadıktan sonra, kısa bir an geçtikten sonra bile düşebiliyor guard'ı .. Aslında kısa bir zaman dilimi unutma ya da uyuşma hali olsa gerek .. Kafanın, beynin içinde dönen dolaşan şeyler biriyle konuşurken donup kalıyor, sonra devam ediyor gibi .. Garip .. İhanet etmek oluyor mu acaba diğer mevzulara, insanlara, şarkılara ve gibilerine .. Başka hayatların düşünü kuruyor farkında olmadan aslında çoğunlukla insan, acaba öyle bir hayata sahip olsa yine kurar mı aynı düşleri ve ya fırsat verilse yaşamayı tercih eder mi başkasının hayatını .. Sanmam .. Çünkü ne kadar sızlanılsa da en kötüsü sen de olsa da birilerinin düşünü kurduğu hayat da seninkisi neticede ..




İçsel ağırlığı, rüya olsa bitse uyansam herşey geçmiş olsa dendiği zamanlar yaşadım çokça yakın tarihlerde .. Sarsıntısı bol, artçısı depremi aratmayan mevzular, karmaşıklıklar silsilesi de denebilir .. Birinden çıkıp, diğerine geçiş yapmak .. Biri bitmeden öbürüne adım atmak yoruyor insanı .. Hazır alışmışken herkesin gelebildiği kadar, yorsun hayat yorabildiği kadar demiyor da değil insanoğlu .. Bir anda herbiri bitsin, izi silinsin geçsin, heyecanı da acısı da kalmasa tercihtir .. Zira ruh aleminin de kaldırabildiği kadardır birşeyler ve beklenildiği gibi konuşmamak, yazmamak ters köşe yapmaktır çoğu zaman en sevdiğimden .. Böylesi zamanlarda üst üste ekleyince hayal kırıklıklarını heyecana, acıya, inadına gülümsemeye, kavgaya, küfre ortak etmek hâli senin anladığın dilden başkalarının yabancı olduğu, anlamadan yüzüne bakıp kalmasını izlemek .. Sıradanlığa alışkın bünyelerin üzerine fazla yükleme yapınca kısa süreli gelgitlerle yalpalaması, acabalara sebep olup, derin düşünmesini sağlamak .. ( Gülücüklü ve sinir bozan smile )




Unutmasaydım öyle güzel bir mevzu vardı paylaşacağım lâkin an'ında paylaşmayınca etkisi, şiddeti, konuyla alakası olmuyor işte .. Böyle bir durumda da akla estiği gibi muhabbete devam etmek kendinle .. Seni üzen mevzulardan, kendi kendinle dalga geçerek uzaklaşmak iyi bir yöntemdir .. Tabi ki bunu yaparken karşı tarafa kapı açmamak en önemlisi .. ( Aklıma geldiği anda paylaşmak gerek alakasız olsa da .. ) Asıl paylaşmak istediğim şey, birazcık da kendimi tebrik etmek de diyebiliriz buna aslında .. İnsanın bazı ortamlarda fazlaca ağırlığı varken, bazı durumlarda kendini hafif hissettiği olur .. Okeye dördüncü olmak nasılsa öyle işte .. As değilsindir joker görevindesindir .. Bazen hissettiğim olurdu benim de herkes gibi herkes kadar .. Çok şükür ki; kendimi hafif hissettiğim tüm yerlerden elimi eteğimi çekmişim .. İkili ilişkilerde de geçerlidir bu durum .. Karşı taraftan eğlendiğin anlar fazla olduğu olur, gülmen, konuşman dozu aşar, kendini toparlama ihtiyacı duyarsın .. Sana dair dökülen onlarca satr'a eyvallah derken sadece, sen bazılarına onun sana döktüğünden fazla satr dökersin ki heba olur birçoğu .. Kurulan cümlelerin sesine de emanettir Eyvallah'ın .. Arayan değil, aranılan, akla düşen köşesinde olman .. Tam da ifade edemediğim bir hâl ama eminim ki yaşanınca anlaşılır ne demek istediğim .. Çoğu zaman bir ayna görevi görmekte satrlarım, yanıltıcı olmaması tercihimdir tabi ..





Nereye bağlayacağımı bilemem genelde konuşmalarımı dile de getiririm bunu ama gariptir iç dökümlerim bir bütünlük içerisindedir şaşırtıcı şekilde .. Kafam, beynim, duygularım karmaşık olduğu için sanırım yine nereye bağlayacağımı bilemedim .. İçimde tutmak istemesem de, kalması gerekenler oluyor işte .. Gönlünden geçen başka diline düşen başka olabiliyor tam da şuan olduğu gibi .. En çok kendini kırmaktan, üzmekten çekinmeli insan !.. Kendine özen göstermeli ki insanlara da tahammülü artsın .. Yoksa öyle zor ki hayatın yanında insanlara katlanmak .. Bu yüzdendir ki eyvallah'ı bol bir insanım en çok kendimi ayakta tutmak, kıymetimi bilmek için .. Yoksa zor olurdu muhakkak birileri için, uğruna kendi değerimi düşürmek, hafif hissetmem ve en kötüsü bu .. Eyvallah !.. ( Alay eder smile )





GECE NÖBETİNDEN MEKTUPLAR ..
28Kasım'14 .. 03:51 ..




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder